| 15 Haziran 2008, 22:12:12 |
Üye
Üye No: 281
Mesaj Sayısı: 10
Puan: 0
|
 |
|
|
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapMilletimizinyetiştirdiği son Başbuğ'un hayat hikayesinin başlangıcında da göç var.Yıl 1860 Orta Anadolu'da, Kayseri'nin, Pınarbaşı ilçesi'nin YukarıKöşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprakmeselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz'in fermanıylaKıbrıs'a sürgün edilir. Yıl 1917 ve Kasım'ın 25'i, öğle vakti.. yer,Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazievde, Kıbrıs'a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Beyve eşi Fatma Zehra Hanımın Ali Arslan adını verdikleri oğulları dünyayagelir.
Yıl 1921 ve 4 yıl 4 ay 4 günlük Ali Arslan, annesitarafından yıkanır, yeni elbiseler giydirilir ve devrin âdetince fesimücevherler ile süslenerek Sarayönü ilkokul'una (Sibyan Mektebi)gönderilir. Sarıklı ve mübarek bir Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi'nindizi dibine çöken Ali Arslan'ın ağzından çıkan ilk söz bir euzübesmeledir. Ey Rahman ve Rahim olan Allah'ım, annem beni yetiştirdi bumektebe yolladı, okuyup yetişip, milletime hizmet etmek istiyorumdermişcesine bir besmeledir, Ali Arslan'ın ağzından dökülen..
Birbirinin ardısıra gelen ilkokul ve Rüştiye yılları ve herbiribirbirinden daha değerli Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asım Bey,Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklükve Türkçülük şuuruyla bilenmiş birer hançer olan hocalarından feyzalır. Onlar Ona müfredatın yanısıra Kıbrıs Türklerinin yalnızolmadığını Devlet-i âli Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye'ninyanısıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarcaTürk olduğunu da öğretirler. Dahası Osman Zeki Bey Ali Arslan'ın adınıadeta senin adın "Alparslan olsun" ve Sultan Alpaslan'a denk bir yiğitTürk ol, diyerek değiştirir.
Yıl 1933 ve Alparslan'ın artıkişgal altında, esaret altında yaşamağa dayanacak gücü kalmamıştır.Babası Ahmet Hamdi Bey'i ve Annesi Fatma Zehra Hanım'ı ikna eder, ailemallarını satıp savar yanlarında oğulları Alparslan ve kızları Dervişeolduğu halde, ak toprakların, hür toprakların, Türk'ün Türk olduğundanutanmadığı, boynunun eğik olmadığı toprakların, anavatanın, Türkiye'ninyoluna düşerler; Viyana vapuru ve.. ver elini istanbul...
Ailesi istanbul'a yerleşince Alparslan'ın ilk işi Kuleli AskeriLisesi'ne kayıt olmak olur. Artık O yüreğinin Onu çağırdığı yerde vedüşlerinin peşindedir. O düşlerini düşleyen baskaları da vardıristanbul'da... Derlenip toparlanmışlar, Türklük, Türkçülük ülküsünün Obir daha hiç inmeyecek olan bayrağını açmışlardır. O Yüce Dilek, O azizÜlkü, O muhteşem düşler, özellikle, bir Ülkü devi olan Atsız Hoca'nıncanevinde, ocağında pişer ve sohbetlerle, şiirlerle, dergilerle,romanlarla mektuplarla Türk aydınlarının gönlüne cemre cemre düşmekteve yayılmaktadır. Onlarla tanışır, buluşur Alparslan Türkes.
Yıl 1936 Kuleli Askeri Lisesi'ni pekiyi derece ile astegmen olarakbitirince Ankara ve Harp Akademisi yillari baslar. 1938'de Harbiye'denmezun olur, artik O Türk Ordusu'nun genç bir tegmenidirve TürkMilleti'nin emrindedir. Yil 1940 Isparta'da gönlünü Muzaffer Ana'yakaptirir ve evlenirler. Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çagri) veYildirim Tugrul adli çocuklarla çiçeklenir bu evlilik ve bozkurtlarinMuzaffer Ana'sinin 1974 yilinda elim kaybindan sonra 1976 yilinda,Sevâl Hanim'la yaptigi ikinci evliliginde de Tanri Onu Ayyüce ve AhmetKutalmis adli iki evlât daha vererek sevindirecektir.
Yil1944 3 Mayis.. Ankara'da eski tabirle bir nümayis yani gösteri veyayürüyüs vardir. Türk'ün, Türklügün ölmedigini, ölmeyecegini ve yükselenTürkçülük bayraginin bir daha hiçbir sekilde inmeyeceginigösteriyorlar. Hem dosta hem düsmana... hem devlet hizmetindekigafillere hem de yurda sizmaga çalisan hainlere, Asya bozkirlarindayaratilan bozkurt soylularin bozkurt torunlarinin, bir kaç çakalin günübirlik menfaatleri için göz yumduklari kizil yilanin farkinda ve onunbasini ezme azminde olduklarini gösterirler.
Şâirin özyurdunda garipsin, özyurdunda parya dedigince tutuklanir Türkçüler...Devrin dalkavuk iktidarinin uyduruk nedenlerle açtigiTürkçülük-Turancilik Davasi baslar. Türkçüler tabutluklara atilirlar,iskencelere ugrarlar. Türkiye'de Türk Milliyetçisi olmanin bedelidirbu... Genç Üstegmen Alparslan Türkes'te bunlar arasindadir. 20 Ekim1944'te kendisini "vatan hainligi" suçlamasiyla sorgulayan mesnedsizSavciya "Diger saniklar gibi bana da vatan hainligi isnad edilmistir.Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde herseyden çok milletimi vevatanimi severim." diye haykirir. Ancak mahkeme tarafindan, 9 ay 10 günhapis cezasina çarptirilir ve bir yildir hücre hapsi yattigi içintahliye edilir.
Kendisine verilen cezada daha sonra AskeriYargitay tarafindan bozulur ve 2. numarali mahkemede beraat eder. Buonun Türk Milliyetçisi oldugu için zindanlara ilk atilisidir ve sonolmayacaktir. Ülkücü olmak çileye talip olmaktir, nimete, ikbale degil.O da Türklük Ülküsü için zaman zaman siddeti artan çileyi bir ömür boyubir an bile tereddüt etmeksizin ve yakinmaksizin, çekmis ve çileçekmeyi seref bilmistir.
Yil 1947 Alparslan Türkes ve 15diger Türk subayi, A.B.D. Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda ikiyillik bir süre egitim görürler. Bu arada ülkemizden Kars ve Ardahancivariyla Bogazlardan üs talep eden Sovyetler Birligi'nin Komünizmmaskesi ardina saklanmis, o eski ve degismez "moskoflugu" ayan beyanortaya çikar. Bu atmosferde yurda dönen Alparslan Türke? Gelibolu veÇankiri'daki görevlerinden sonra 1951 yilinda Kurmaylik sinavinikazanir ve 1955 yilinda Harp Akademisi'nden Kurmay Binbasi olarak mezunolur.
Yil 1955 dis görev için açilan sinavi kazanarak A.B.D.Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeligine atanir. Bu arada ...Üniversitesinde Uluslararasi Ekonomi egitimi görür. 1957 yilindaTürkiye'ye döner.
1959 yilinda Almanya'ya Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilir ve bu okulu basariyla bitirir. O artik bir Kurmay Albaydir.
Yil 1960, tarih 27 Mayis öteden beri örgütlenen ve memlekette kardeskavgasini önleyerek bazi reformlar yapmayi hedefleyen Milli BirlikKomitesi'nin ülke yönetimine el koydugunu açiklayan bildiriyi radyodanokuyan kisi ve "ihtilâl'in kudretli Albayi"dir. Kurmay Albay AlparslanTürkes ihtilâl hükümetinde Basbakanlik Müstesarligi görevini üstlenir.Bu vazifesi esnasinda Devlet Planlama Teskilati, Devlet istatistikEnstitüsü ve Türk KültürünüArastirma Enstitüsü gibi kurum vekuruluslari kurar. Ancak Milli Birlik Komitesi arasinda ortaya çikananlasmazliklar nedeniyle, 13Kasim 1960'ta Kurmay Albay Alparslan Türkesve "ondörtler" olarak bilinen arkadaslari Komite'nin diger üyelerinceemekliye sevkedilerek tasfiye edilirler ve zorla evlerinden alinipyurtdisinda görevlendirilmek suretiyle sürgün edilirler. O da 19Kasim'da Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiligi müsaviri sifatiyla sürgünegönderilir.
1961-62 1963 yilina kadar 2,5 yil, yönetimielinde bulunduranlarca Alparslan Türkes'in Türkiye'ye dönmesine müsaadeedilmez. Yil 1963 tarih 23 Mart Alparslan Türkes sürgünden yurda döner.Dava arkadaslariyla birlikte kadro olusturup partilesmek amaciyla"Huzur ve Yükselis Dernegi" adli bir dernek kurar. Kisa bir süre sonraTalat Aydemir'in giristigi darbe tesebbüsüne karistigi iddiasi iletutuklanir ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar,yargilanir ve beraat eder.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
|
|
Logged |
|
|
|
Yükleniyor...
|