21 Kasım 2008, 20:18:42 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Google
Duyurular: Sitemize moderatör alınacaktır!
Moderatör Olmak İçin Tıklayın!!!
 
  ANASAYFA   FORUM   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cevap : Seri katiller Ve Hayat Hikayeleri  (Okunma Sayısı 135 defa)
06 Mayıs 2008, 20:02:32
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Atlanta çocuk katili diye şüphelenilen Wayne genelde genç siyahçocukları öldürüp cesetlerini Chattahoochee Nehrine attı.Tutuklanmasından sonra ölümler kesildi.

Polis, aleyhine olan kanıtların kusurlu olduğunu bu nedenle davanın tekrar açılması gerektiğini söyledi.

Wiliams'ın avukatının iddia ettiğine göre Charles Sanders adında birKKK üyesi, 21 tane siyah genci kaçırıp öldürmede KKK'a yardım ettiğiniitiraf etti. Sözde bu kanıt bir ırk savaşını önlemek için gizlitutulmuştu.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
Sponsor Bağlantı

Logged
06 Mayıs 2008, 20:02:50
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

David Berkowitz (Son of Sam)

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
13 ay boyunca new york u dehşete düşüren dengesiz katil temmuz1976-mart 1977 arasında 3 kişiyi öldürüp 4 kişiyi yaralayan kurşunlarınaynı silahtan cıktıgını tespit eden polis psikopat bir katille karşıkarşıya olduklarını anladi.

Cinayetlerini sürdüren katil daha sonra bir de not birakti:"Kadinlardan nefret ettigimin söylenmesine cok üzüldüm,bu dogrudegil,ama bir canavarim.ben samin ogluyum.ben kucuk bir veletim" babasisamin içip ailesini döven bir canavar oldugundan bahsediyordu saminoglu imzalı bir başka not da bir köşe yazarina gönderdi.

Dedektifler cinayet işlemeye tüm hızıyla devam eden katili yakalmakicin cok urastılar ve en sonunda bunu başardılar david berkowitzadındaki katil ufak tefek paranoyak şizofrendi ve sekiz kişiyi öldürmüşpek cok kişiyide yaralamıştı mahkeme berkowitz in akli dengesininyerinde olduguna karar verdi ve onu 365 yil hapse mahkum etti berkowitzin oturdugu daire boş kaldi ve pek çok kişinin ugrak yeri oldu.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
06 Mayıs 2008, 20:03:00
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

Gary Heidnik




Gary Heidnik 1943'de doğdu.Hayatı boyunca asker, hemşire, bakan gibi birçok meslek edindi.60'ların başında 2 sene boyunca ordudaydı.Zihinsel bir sakatlık yüzünden tahliye edildi.Ordudan tahliyesinden sonra birçok kez intahara kalkıştı ve Pensilvanya'da çeşitli akıl hastanelerinde vakit geçirdi.IQ'su 130'du ve ona yarım milyon dolar yapıcak bir yatırım portföyü oluşturdu.1986'da Gary'nin içindeki şeytanlar, ona 10 kadından oluşan bir harem kurup evlatlarından oluşan küçük bir kabilede kendisini hakiki bir patrik yapmasını sölediler.

Deliliği için 60'ların başında orduda ona yapılan LSD deneylerini suçladı, fakat alkolik annesi ve onun disiplinci kocasinin sebep olduğu düşünülüyordu.Heidnik'in kadınlardan yana tercihi siyah ve gerizekalı olanlardı.70'lerde bu tarz bir kadını bir akıl hastanesinin önünden kaçırıp ona tecavüz ve işkence çekdirmeyüzünden hapse girdi. 1985'de Filipinli bir kadınla evlendi.Aşağılandıktan ve zorla Heidnick'i fahişelerle seks yaparken izledikten sonra onu terketti.

Kaçırmış olduğu 6 kadını bordumunda hapsetti ve orda 4 ay boyunca farkedilmeden tutuldular.Kadınlardan biri kaçıp polise gittiğinde,polis anlattığı işkence ve cinayetlere inanmadı.25 Mart 1987'de polis Heidnick'in evini aradı.Dipfirizde dirseğe kadar kesilmiş bir insan kolu ve sobada da kızarmış insan kaburgası buldular.Bir hafta boyunca bileklerinden asılmış ve bodrumda ölmüş bir cesedi oymuştu.

Cesedi, ilk önce elektrikli testereyle kesmiş, daha sonra etini yemeye hazırladı ve köpek mamasıyla karıştırıp diğer esirlerine zorla yedirdi.

Yedirdiği diğer kadınlar hala bodrumdalardı ve ikisi borulara zincirlenmiş, biri de çukurun içindeydi.Kadınlardan biri çokdan öldürülmüştü; su dolu bir çukura atılmış ve Heidnick cereyanlı telle elektrik akımı vererek öldürmüştü.Daha sonra onun cesetini alıp New Jersey'de bir ormana attı.Hapse atıldığından beri çeşitli intahar girişimlerinde bulundu.Gary Heidnick Pensilvanya eyaleti tarafından 6 Temmuz 1999'da idam edildi.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
06 Mayıs 2008, 20:03:06
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

Ted Bundy



Herşey 1974te seattle da kadınların ortadan kaybolmalarıyla başladı polis uzun süre ipucu bulamadi. 16 agustos 1975 te polis süpheli gördükleri bir arabayı takip edip kaçmaya calisan sürücüyü tutukladı. Sonra Bundy'nin cinayet sucundan yargılanmasına baslandi. Mahkemede bundyi gören herkes "bir yanlışlık olmalı.bu adam katil olamaz!" diye düşünüyordu. Kendi avukatlıgını yapmayı seçmişti. 7 haziran 1977 de kaçarak bir kahramana dönüştü. Sekiz gün sora yakalandi.30 aralıkta mahkemeden sıkılıp yeniden kaçtı ve kadınları öldürmeyi sürdürdü. Tekrar yakalandi ve ölüme mahkum edildi.hükmü okuyan yargıç bile ona olan sempatisini gizleyememişti.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
06 Mayıs 2008, 20:03:23
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

26 Mayıs 1883'de Almanya’nın Mülheim kentinde 13 çocuklu bir ailededoğan ve daha 5 yaşında iken iki arkadaşını katleden Peter Kurten’in,10yaşındayken bir arkadaşını Rhine nehrinde boğduğu da söylenir. PeterKurten,“Düsseldorf Vampiri“ olarak da bilinir.

Peter Kurten küçüklüğünde babasının hareketlerini taklit ederdi vebabası kızına tecavüz ederken yakalandığı zaman, o da aynı şeyitekrarlamaya çalışmıştı. Babasının hareketlerini kafasına işleyerekbüyüyen katil, babası hapishanedeyken onun yerine kiracı olarak gelenbir köpek yakalama görevlisinden köpeklere mastürbasyon yapmayı veonlara işkence çektirmeyi öğrenmişti. Kanın tadına ilk kez 9 yaşındabakmıştı. O yaşta kuğuların kafalarını kesip, kanını içerdi. Buöğrendikleri onun küçüklüğündeki vahşet tecrübeleri olmuştu.

Cinayet kariyerine başlamadan önce bir fabrikada sendikacı olarakçalışan, sık kiliseye giden Peter Kurten evliydi ve çok hoşgörülü birkarısı vardı. Yaptıklarını itiraf edene kadar her şeyi karısından uzunsüre gizli tutmuştu.

İlk kurbanı (5 yaşında öldürdüğü iki arkadaşı dışında) 1913 yılındaöldürdüğü 8 yaşındaki Christine Klein adında bir kızdı. Kız birçokyerinden bıçaklanmıştı ve tecavüze de uğramıştı. Bunun dışında kızbölüm bölüm yakılmıştı. Bu cinayetle birlikte Peter Kurten'in sericinayetleri başlamış oldu. Aşağıda Peter Kurten'in öldürdüğü ve kimliğibelirlenmiş kişileri görebiliriz:

- Christine Klein (Karizmatik; Tecavüze uğrayıp, daha sonra boğazı kesildi.
- Rudolf Scheer (45); Birahaneden evine dönerken kafasından ve boynundan ardarda bıçaklanarak öldürüldü. (13 Şubat 1929)
- Rosa Ohliger (Karizmatik; Katil tarafından bir çitin arkasına çekilerek 13kere bıçaklandı. Daha sonra olay yerine dönen katil, cesedi yaktı. (9Mart 1929)
- Luise Lenzen (13) - Gertrud Hamacher (5); Luise Lenzen boğularak vebirçok yerinden bıçaklanarak, Gertrud Hamacher ise boğazı kesilerek birçayırda öldürüldü. (24 Ağustos 1929)
- Maria Hahn (20); Ren nehri kıyılarında 20 kez bıçaklanarak öldürüldü ve cesedi aynı yılın kışında bulundu.(1929 sonları)
- Ida Reuter (31); Düsseldorf'un dışında kafasına inen baltayla hayatagözlerini yuman ve öldürülmeden önce tecavüze uğrayan hizmetçi kız.(Eylül 1929)
- Gertrud Alberman (5); Katil tarafından boğularak ve 36 kere makas saplanarak öldürüldü. (7 Kasım 1929)
- Maria Budlies / Budlick; Peter Kurten'in son vakası. Peter Kurten tarafından kaçmasına izin verildi.

Peter Kurten,1. Dünya Savaşının tamamını hapiste geçirdi.1921’detahliye edildi ve 1925’te bir hayat kadınıyla evlenerek Düsseldorf’unmerkezinde bir apartmana taşındı. 1929’da dedektifler, bir seri katilinsokaklarda gezdiğini anlamışlardı. İşlenen 46 suçun aynı kişitarafından işlendiğine kanaat getirmişlerdi. Ebeveynler çocuklarınısokağa çıkarmamaya başlamış, bir süre sonra halkın büyük bir bölümükorkusundan evlerinden ayrılmamaya başlamıştı.

1930’da Maria Budlies adında bir kadına tecavüz etmiş ve kaçmasına izinvermişti. Maria, bundan asla polise bahsetmedi, ama Köln’deki birarkadaşına yolladığı mektupta olayları anlattı. Mektup asla Maria’nınarkadaşına ulaşmadı, ama bir gün postanede mektup açılınca polislerMaria’ya ulaştı. Maria, Peter Kurten’in evini polislere bildirdi. PeterKurten bu olaydan sonra yakalandı, artık sona yaklaşmıştı. Kimse onunneden bu son kurbanı olan kadını bıraktığını bilmiyordu.

Cinayetlerinde genellikle bir makas veya bıçak yardımıyla kurbanlarınınboğazlarını kesiyor, kafataslarını parçalıyor ve kanlarını emiyordu.
Aslında tüm kurbanlarını kadınlardan seçmiyordu ve bu da onun bu işiher zaman kendi cinsel doyumluluğu için yapmadığını gösteriyordu.
Masum görünüşü altında vahşilik yatan Peter Kurten'in ismi, kriminolojitarihindeki yerini “bir psikiyatrist tarafından sorgulanan ilk serikatil“ olarak almıştır.
2 Temmuz 1931'de,ölüme mahkûm edilen Peter Kurten, Klingelputzhapishanesinde giyotinle idam edildi. Son arzusu kendi kafasıkesilirkenki kan sesini duymaktı…

“Pişman değilim. Yaptığım bütün işler beni utandırsa da, sizeanlatmalıyım. Geriye dönüp baktığımda bütün detaylar hiç de kötü, cansıkıcı değildi. Aksine bundan hoşlanıyordum.“

(Peter Kurten’in kendisini sorgulayan psikiyatriste söylediği sözler.)

Cinayetlerini bide onun ağzından dinleyelim.

1. Bayan Klein.(ilk cinayeti)PK:' o gece çok heyecanlı ve sabırsızdım.Eğer karşıma bir hayvan çıksaydı ona bile saldırırdım. Ama karşıma şanseseri Bayan Klein çıktı. Kadının üstüne atladım, makasımı onun alnınatekrar tekrar sapladım. Kadın yere düştü. Böylelikle bende ondanistediğim şeyi sıcakkanını aldım. Onu kana kana içtim. Makasımkörelmişti sonraki kurbanlar için onu tekrar bileyip keskinleştirdim.'

2. PK:'o akşam 8–10 yaşlarında küçük bir kızla karşılaştım. Ona nereyegittiğini sordum. Eve gidiyorum dedi küçük kız. Gel ben seni götürürümdedim ona. Elini avuçlarımın arasına aldım. Bir anda içimde bir şeylerhareketlendi, başım döndü. Kendimi kaybedip, kızın boğazına sarıldım.Sonra sağ elimle bıçağımı paltomdan çıkarıp kızın gözüne, boğazınaboynuna artık neresine gelirse sapladım.
Kızı öldürdükten sonra sinemaya gittim.23.00 sularında elimde bir şişegazyağıyla, onu yakmak için geri döndüm. Ama etrafta çok fazla insanvardı. Ben de gazyağını bir çalılığın arkasına saklayıp evime gittim.Ertesi sabah 6.00 da kalktım. İlk işim kızın yanına gidip, cesedinigazyağı ile yakmak oldu.'

3. Rudolf Scheer. PK:' O gece saat 22.00 de parka gitmiştim.3 saatboyunca bir insanın geçmesini bekledim. Sonra yoldan sendeleyerek gelenbir adam gördüm. Beni gördü ve bana anlaşılmaz laflar etti. Sinirlendimve adama sert bir yumruk attım. Adam yüzüstü yere
yığıldı. Cebimden bıçağımı çıkarıp adamın sırtına sapladım. Adam birdenkalkıp bacaklarıma sarıldı. Bunu hiç beklemiyordum ama yine de bıçağımıona saplamaya devam ettim. Hatta bıçağımı o kadar derine sapladım ki,onu zorlukla geri çıkartabildim.
Adam bacaklarımı bıraktı ve yere düştü. Onu hendeğe kadar sürükledim.Sonra bir tekmeyle onu çukurdan aşağıya yuvarladım. Tam eve geliyordumki onu sürüklerken, botlarında bıraktığım parmak izleri aklıma geldi.Tüm izleri ortadan kaldırmam 8 dakikamı aldı.

4. Anna Goldhousen-Bayan Mantel-Gustav Karnblum. PK:'Saat 22.00 deLierehfeld'deki fuara gittim. Yolda yürüyen iki kadın gördüm. Onlarıtakip ettim. Birbirlerinden ayrıldıktan sonra kadınların birine AnnaGoldhousen'e bıçağımla saldırdım. Kadın bağırmaya başlayınca
yakalanırım korkusuyla oradan kaçtım. O gece Bayan Mantel ve Gustav Karnblum adlı iki kişiye daha saldırdım.

5. Gertrud Hamacher-Luise Lenzen. PK:'Saat 22.00’ye kadar kendime birkurban bulmak için bekledim. Tam ümidimi kaybediyordum ki patikadangelen iki küçük kız gördüm. Onları takip etmeye başladım. Sonrayanlarına yaklaşıp, büyük kıza yakında ki bir dükkândan bana bir sigaraalıp alamayacağını sordum. Kıza parayı verdim, böylece o sigara almayagidince ben de küçük kız ile yalnız kaldım. Küçük kızı kucağıma aldımve onu mısır tarlasına götürdüm. Sonra ağzını elimle kapatıp onu yereyatırdım ve boğazını kestim. Bıçağı orada bırakıp, ötekinin yanınagittim. Kız bana sigara paketini verirken birden onun boğazına sarıldımve onu nefessiz bırakana dek sıktım. Onu da diğerinin yanınasürüklerken kız aniden canlandı ve elimden kaçıp bağırmaya başladı.Bunun üzerine bende bıçağı alıp kıza fırlattım. Onu sırtındanvurmuştum. Kız yere düştü. Bıçağı bedeninden çıkarıp bir kaç kez dahasapladım. Sonra ikisini de orada
bırakıp gittim.'

6. Ida Reuter. PK: O pazar saat 18.00 de kurban aramak için dışarıçıktım. Yanıma çekicimi de almıştım. Tren istasyonunda genç bir kadınlakarşılaştım. Onu bir şeyler içmeye davet
ettim. Beraber birkaç bira içtikten sonra koruda gezinmeye başladık. Oilerisinin karanlık olduğunu ve daha ileri gitmek istemediğini.Söyledi. O sırada birinin gelip gelmediğini anlamak için etrafabakınıyordum. Etrafta bizden başka kimsenin olmadığını anlayınca
çekicimi çıkardım ve kızın alnın tam ortasına indirdim. Kız yereyığıldı. Yaklaşmakta olan ayak seslerini duyunca kızı ellerinden tuttumve bir çalının arkasına gizledim. İnsanlar geçene kadar bekledim. Busırada kız kendine geldi. Onu bırakmam için bana
yalvarmaya başladı. Onu korunun içine çektim ve çekicimi bir kaç defa daha kafasına indirdim.

7. Elisabeth Dorrier. Pk:' 23.00 sularında cebimde çekicimle etraftadolaşıyordum. Tiyatronun önünde duran narin bir kız gördüm. AdıDorrierdi. Ona benimle yürüyüp yürümeyeceğini sordum. İlk başta bunaistekli değildi ama onu ikna etmeyi başardım. Aynı İda'da olduğu gibionunla ilk başta bira içtik, sonra nehir kenarında yürümeye başladık.Birden onun bir adım gerisinde durdum ve çekicimi cebimden çıkardım.Tüm gücümle çekici kafasına indirdim. Aynı İda gibi yere yığıldı. Onuda çalıların arkasına çektim ve başını çekicimle ezdim.'

8. Gertrud Albermann. Pk:'Öğleden sonra 17.00 sularında bıçağımı dayanıma alıp gezmeye çıktım. Kendi halinde oynayan 5–6 yaşlarında birkız gördüm. Yanına gelip benimle gezmek isteyip istemediğini sordum.Kız gerçekten çok tatlıydı. Büyük bir neşe içinde kendini benimkollarıma attı. Minicik kollarını boynuma dolayıp başını güvenle omzumakoydu. Boş yollardan geçip fabrikaya geldim. O ne olup bittiğinianlamadan ellerim onun küçük boynuna dolanmıştı. Boğazını sıktım,sıktım, sıktım. Ta ki nefessiz kalana dek. Sonra bıçağımı çıkarıp,vücudunu delik deşik ettim. Kızın cansız vücudunu çöplerin arasınaattım. Ellerimi de oradaki çimenlere sürüp temizledim.'

9. Maria Huhn. Pk:'8 ağustos da hayvanat bahçesinde tek başımadolaşıyordum. Birini öldürmek gibi bir niyetim yoktu. Bir bankaoturdum. Yanımda oturan kız bana döndü ve benimle konuşmak istedi. Uzunbir konuşma sonucu gelecek pazar beraber dışarı çıkma kararı aldık.

15 ağustos da Stindemuhle restoranında bir şişe şarap içtik. Oradayaklaşık üç saat oturduktan sonra çorba ve bira içmek için başka biryere gittik. Karnımızı doyurduktan sonra çayırda yürüyüşe çıktık. İşteo an onu öldürmeye karar verdim. Onu bir hendeğin yanındaki kocaçalılığın arkasına götürdüm. Yere oturduk. Saat dokuzu yirmi geçiyordu.Birden onu boğazından yakaladım ve kafasını yanımdaki kütüğe vurdum amakız kısa bir süre sonra kendine geldi. Bunun üzerine elimdeki makasıboynuna sapladım. Epey kan kaybetti Kısa bir süre lanet olası tekrarkendine geldi. Kısık bir sesle bana yalvarmaya başladı. Sesinedayanamıyordum.
Sinirlendim. O sesi tamamen susturmak için makası kalbine sapladım.Kanın fışkırma sesini dinledim. Bu ses, öteki sesten daha huzurvericiydi.

10.Christine Klein. Pk:'O sıralar hırsızlıkla uğraşıyordum. Bircumartesi akşamı kendime Wolfstrassede soyabileceğim uygun bir yerarıyordum. Klein ailesinin yaşadığı Cologne Hanı gözüme çarptı. Gece10–11 sularında yukarı kata tırmandım. Kilitli birkaç kapıyı açtım amaiçerde çalabileceğim değerli bir şey bulamadım. Derken içinde küçük birkızın uyuduğu bir odaya geldim. Çocuğun başı cama dönüktü. Sol elimlekızın ağzını kapattım ve sağ elimle kızın boğazını sıkmaya başladım.Kız uyandı ve debelenmeye başladı ama sonunda bilincini kaybetti.Cebimde taşıdığım küçük ama keskin bir bıçak vardı. Kızın başınıkucağıma aldım ve bıçağımla birden boğazını kestim. Belli bir müddetkanın akışını seyrettim. Sonra kızı yatağa yatırım üstünü örttüm.Odadaki izleri sildim ve kapıyı kızın üstüne kilitledim.

11. Charlotte Ulrich. PK:'Kızla bir bardak bira içtik. Sonra Grafenberg koruluğuna gittik. Kız
karanlıktan korkuyordu. Onu sakinleştirmek için birbirlerini sevençiftlerin hep buraya geldiğini ve el ele dolaştıklarını söyledim. OnuAŞKLAR GEÇİDİ denen gizli bir yere götürdüm. Manzara karşısındabüyülenen kız daha ne olduğunu anlayamadan, çekicimi çoktan kafasınaindirmiştim. Kız bir çığlık attı ve yere düştü. Yeteri kadar kangöremiyordum. Bu yüzden kızın başına var gücümle bir kaç kez dahavurdum. Kızın başının kanlar içinde kaldığını görünce onu orada tekbaşına, o vaziyette bırakıp gittim.

SONSÖZ

PETER KURTEN: Önüme çıkan herkesi öldürdüğüm doğru değildir. Öldürdüğümkişinin kim olduğu benim için önemliydi. İstediğim, bağırışları veyalvarışlarıyla beni heyecanlandıracak, kendimi iyi hissettirecekinsanları bulmaktı. İnsanlara öldürmek amacıyla saldırmıyordum amayakaladığım kişiyi bıçaklamaya başlayınca gerisi geliyordu
Eğer şu an dışarıda olsaydım ne yapardım bilmiyorum. Size hiçbirgaranti veremem çünkü yaptıklarımı bilinçli bir şekilde yapmıyordum.Belki de farklı şekilde davranamazdım.
Eğer insanları öldürmeme izin verilse dünyada eşi benzeri görülmemiş bir katliam yapardım.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
06 Mayıs 2008, 20:03:34
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

Charles Manson



Çetesiyle işledigi cinayetlerle tüm dünyayi dehşete düşüren hipi lideri.annesi genç bir fahişe olan babasıyla bilinmeyen manson ilk suçunu 13 yaşında soygun yaparak işledi.şartlı tahliyesinden sonra 17 yaşındayken kendisinden genç bir oglana tecavüz etti.yirmilerinde pezevenklik yapmaya basladi.kadin ticaretinden,sahte çek kullanmaktan,kredi kartı sahtekarlıgından ve araba hırsızlıgından 10 yıla mahkum edildi.hapishanede ünlü bir gangsterden gitar calmayi ögrendi ve daha sonra "beatless dan bile daha ünlü olabicegini" söyledi.

Hapishaneden cıktıkdan sonra cevresine kadınları toplayıp "ailesini" kurmaya basladi.kendine isa görüntüsü veriyor cezbetttigi gençleri uyuşturuculara ve cinsel sapkınlıklara yöneltiyordu.manson büyülenen ailesi üzerinde dinsel bir etkiye sahipti herkesin hertürlü yoldan sevişmesini buyurmuş ve buna kimse karşı cikmamıstı.ismi bile (Man`s Son) dini çagrıştırıyordu.iki yıl sonra bir otobus satin aldi ve amerikayi dolasmaya basladilar.sonra bir ciftlige yerleştiler.manson şimdi sayıları yirmiyi bulan ailesini tepeden tırnaga silahlandırmıs rusların amerikaya saldıracagı günü bekliyordu.bu arada kendisine bir ölüm listesi cikarmisti bile warren beatty gibi isimleri içeren bu listedeki insanlarin ölecegi kıyamet gününe helter skelter adını vermişti (beatles ın bir şarkısından esinlenerek) ailesini büyüterek üye sayısını kırka yükseltti 1969 yazinda cinayetler basladi.anahtar kelime simdi helter skalter zamanı idi. 8 agustos 1969 aksaminda roman polanski nin evine saldıran aile ünlü yönetmenin sekiz bucuk aylik hamile aktris karısı sharon tate ı evdeki diğer üç kişiyi ve o sırada ziyarete gelen bir genci öldürdüler.daha sonra cinayetler devam etti.polis tarafından yakalanmalarının ardından ailenin tüm üyeleri ölüm cezasina carptırıldı.ancak bu ceza ömür boyu hapis cezasina cevrildi.ailenin toplam cinayetlerinin sayısı asla ögrenilemedi.manson nın tek basina otuz bes cinayet isledigi söyleniyor.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
06 Mayıs 2008, 20:03:51
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW

DANNY ROLLING 1954 – 1994 (Gainesville Canavarı)



Danny Rolling 26 Mayıs 1954 yılında Shreveport Louisiana’da doğdu. Kavganın eksik olmadığı bir evde büyüdü. Annesi Claudia ve babası James Rolling sürekli birbirleriyle kavga ediyordu. Danny 1 yaşındayken aile Columbus Georgia'ya taşındı.

Danny 8 yaşına geldiğinde,annesi artık kavgalara dayanama¤¤¤¤¤ onu ve
kardeşini de alarak evi terk eder ve Shreveporta ailesinin yanına taşınır,kısa bir süre
burada kaldıktan sonra kocasıyla barışır ve tekrar Shreveporta taşınmaya karar verirler.Danny’nin babası James çok sert ve aşırı küfürbaz birisidir.Shreveporta döndükten sonra polis kuvvetlerine katılır.Danny’nin çocukluğuna ait hatırladığı en net şeyler babasının onu sık sık dövmesi ve kendisini aşağılamasıdır.

—Sen ¤¤¤¤¤sın.
—Sen başarısızsın.
—Senin ölü olmanı dilerdim.

Danny Rolling okul yıllarında röntgenciliğe merak sarar. Duşlarda kız öğrencileri seyreder. Kısa süre sonra yakalanır. Okulu bitirdikten sonra orduya katılır, ama uyuşturucu kullandığı için ordudan atılır. Ailesinin büyük baskıları sonucunda 19 yaşındaki Omatha Halko ile Temmuz 1975’de evlenir. Kadın Frijit çıkınca Danny tekrar röntgenciliğe döner.2 sene sonrada Omatha, Dannyi terk eder. Bu olay Danny’nin durumunu daha da kötüleştirir.

Başlangıç; 4 Kasım 1989’de Julie Grissom (24 yaşında),babası Tom ve yeğeni Jean(Karizmatik Grissom ölü bulunur. Tom ve Jean Grissom bıçaklanarak öldürülmüş. Julie ise önce tecavüze uğramış sonrada bıçaklanmıştı.

8 Ağustos 1990’da Gainesville Florida da üniversite öğrencileri Sonja Larson ve Christina Powell (17) evlerinde ölü bulunur. Danny evlerine girdiğinde Christina divanda uyumaktadır. Danny üst kata çıkar ve Sonjanın yattığı odaya girer. Bağırmasını engellemek için kızın ağzını bantlar ve bıçakla¤¤¤¤¤ öldürür. Tekrar aşağı kata iner. Christina hala uyumaktadır. Kızın ellerini bağlar, tecavüz eder ve sonra bıçaklar.

Gainesville’de ki 3. kurbanı yine üniversite öğrencisi Christa Leigh Hayt’dır (18).Danny tornavidayla kapıyı açar ve sabırla kızın eve dönmesini bekler. Christina Leigh gece 11 gibi eve gelir. Danny kıza saldırır ağzını kapatarak yatak odasına sürükler. Tecavüz eder ve işini bitirdikten sonra bıçakla¤¤¤¤¤ öldürür. Kızın kafasını da kesip odadaki rafın üstüne koyar.

Danny’nin sonraki kurbanları Manuel Taboada ve Tracy Paulesdir. Cinayetler Christina Leighin cesedinin bulunmasında iki gün sonra 27 Ağustos 1990’da işlenmiştir. Yöntem aynıdır. Danny tornavida yardımıyla kapıyı açar ve Manuel Taboada’nın odasına girer, kızı bıçakla¤¤¤¤¤ öldürür. Tracy Paules bağrışmaları duyar. Kontrol etmek için arkadaşının odasına gider ve Danny ile karşılaşır. Odasına kaçar ve kapıyı kitler ama bu Danny'i durdurmaz kapıyı tekmeleyerek kolayca açar. Diğer kurbanları gibi kızı bağlar ve tecavüz eder sonrada bıçakla¤¤¤¤¤ öldürür.

Danny Rolling 7 Temmuz 1991’de Florida da bir süpermarketi soymaya çalışırken yakalandı.1.dereceden cinayet suçuyla idam cezasına çarptırıldı. Florida Eyalet Cezaevinde idamını bekliyor. Hapiste 'BİR SERİ KATİLİN OLUŞUMU' isminde bir de kitap yazmıştır.

EDDIE GEIN 1906 – 1984 (Plainfield Hortlağı)

17 Kasım 1957 Plainfield Wisconsin, polisler Ed Gein’in ıssız çiftliğine gelir.
Plainfield’de madeni eşyalar satan bir dükkânı işleten Bayan Bernice Warden ortadan kaybolmuştu ve onun son müşterisi Ed Gein’di. Polisler Ed Gein’den şüphelenmekteydi. Ed'in evinin içi kırık dökük eşyalarla doluydu. Her tarafta çöpler vardı, çöplerden odalara girmek imkânsızdı. Şerif Arthur Schley evi araştırmaya başladı. Mutfakta ayaklarından tavana asılmış başsız bir ceset vardı. Ceset uzunlamasına kesilmişti. Ceset bir kadına aitti 55 yaşındaki Bernice Warden, bulunan tuhaf şeyler bununla bitmiyordu. İnsan derisinden yapılmış çöp sepetleri, çantalar, bir kutu dolusu kadın cinsel organı, yine insan derisinden yapılmış koltuk kılıfları, meme uçlarından yapılmış kemerler... En sonunda bulunan şey ise herkesi dehşete düşürmüştü. Tamamıyla insan derisinden yapılmış bir elbise.

Eddie Gein 27 ağustos 1906’da Wisconsin da doğdu. Babası George, annesi Augusta ve kendisinden 7 yaş büyük abisi Henry Gein...

Edin annesi Augusta aşırı dindar, sert ve hoşgörüsüz bir kadındı. Çocuklarını buna uygun olarak, iyi birer Hıristiyan olarak yetiştiriyordu. Çocuklarına her gün İncil’den dersler veriyordu. Çocuklarını kadınların ahlaksız ve gevşek oldukları konusunda sürekli uyarıyordu. Onları cehennem ile korkutarak ***’in günah olduğunu anlatıyordu. O çocuklarının hayatındaki tek kadındı. Augusta despotça davranan, otoriter bir kadındı. Dünyada bir tek kendi görüşlerinin doğru olduğuna inanıyordu.
Kocası George ise karısının tam tersiydi sessiz, zayıf karakterli, kof ve alkolikti. Çocuklarının üzerinde hiçbir etkisi yoktu.

George Gein'in 1940’daki ölümünden sonra çiftliğin bütün işleri Augusta’ya kalmıştı. Ed ve Henry de ona işlerde yardım ediyordu. Henry kardeşinin annesine olan aşırı düşkünlüğünden çok rahatsızdı. Aradan geçen günlerden sonra Henry annesini açık açık eleştirmeye ve Ed'e annesini kötülemeye başlamıştı. Abisinin davranışları Ed'i şok etmişti. Ona göre annesi bir tanrıçaydı. Ve ona tapıyordu.

1944 yılında Henry esrarengiz bir kaza! Geçirerek öldü. Esrarengiz ölüm serisinin ardından 29 Aralık 1945’de de Augusta öldü. Ed hayattaki tek gerçek aşkını ve arkadaşını kaybetmişti. Artık tamamen yapayalnızdı. Annesinin ölümünden sonra sık sık mezarlığı ziyaret ediyordu. Annesini odasını bir türbe haline getirmişti. Ed annesinin ölümünden sonra giderek daha fazla içine kapandı. Zamanın çoğunu korku hikâyeleri ve anatomi kitapları oku¤¤¤¤¤ geçiriyordu. Ayrıca yerel gazeteleri de okuyordu. En sevdiği kısım ise ölüm ilanlarıydı. İlanlardan yakın zamanda ölmüş kadınların yerlerini
öğreniyordu.

Artık anatomi kitaplarından öğrendiklerini uygulamanın zamanı gelmişti. Ed’in hiçbir kadınla ilişkisi olmamıştı. Kadınların göğüslerini cinsel organını çok merak ediyordu. Bir kadınla yatmanın nasıl bir şey olduğunu hayal ediyordu. Şehvetini dindirmek için geceleri mezarlıkları ziyaret etmeye eve mezarları açarak vücut parçaları toplamaya başlar.

Eddie bir gün çiftliğine gelen bir çocuğa yatak odasındaki, mezarlıktan çaldığı kafataslarını gösterir. Çocuk gördüklerini telaşla insanlara anlatmaya başlar, ama kimse ona inanmaz anlattığı hikâyeyi hayal ürünü olarak yorumlarlar. Bir süre sonra Ed'in çiftliğini ziyaret eden iki kadın da evde kafatasları görür. Ama bunların cadılar bayramı kostümü olduğunu sanırlar. Kasabada garip söylentiler yayılmaya başlamıştır, ama kimse bu söylentileri dikkate almaz. Çünkü Ed'i sessiz, kendi halinde biri olarak biliyorlardı. Hiç kimse onun böyle şeyler yapacağına inanmıyordu. Hatta insanlar Ed'e kafatasları hakkında şakalar yapmaya başlar. Ed ise onlara sadece gülümser.
Yani kısaca kimse bunların gerçek olabileceğine inanmaz.

1945 -1955 yılları arasında kaybolan insanlar Wiscons’ın polisini alarma geçirmişti.
Kaybolan ilk kişi 80 yaşındaki Georgia Wecker isimli bir kadındı.1 Mayıs 1947 de kaybolmuştu.100lerce insan ve polis 10 millik bir alanı kadını bulma ümidiyle aradılar, ama hiç bir şey bulamadılar.

6 ay sonra La Crosse Wisconsin’de çocuk bakıcısı Evelyn Hartley kayboldu. Evely’nin babası kızının evini defalarca aramış, ama hiç cevap alamayınca meraklanmıştı. Endişelenen adam kızının evine gider, kızına seslenen baba hiçbir cevap alamaz. Bütün kapılar ve pencereler kapalıdır, evin çevresini dikkatlice arayan adam açık bir pencere bulur. Pencerede kan izleri vardır. Olay yerine gelen polis bölgesel bir arama başlatır, ama hiçbir sonuç çıkmaz. Bir kaç gün sonra La Crossenin dışında Evely’nin kanlı elbiseleri bulunur.

Kasım 1952’de geyik avcılığı yapan iki adam içki içmek için Plainfield deki bir barda dururlar. Barda birkaç saat geçirdikten sonra arabalarına binip uzaklaşırlar. Ve bir daha kendilerinden haber alınamaz.

1954’ün kış aylarında Plainfield gazinosunda bekçilik yapan Bayan Mary Hogan esrarengiz bir biçimde kaybolur. Polisler gazinonun zeminde kan izlerini görürler. Kan izleri parka kadar gitmektedir. Bu da Hoga’nın sürüklenerek götürüldüğünü göstermektedir.
Ayrıca yerde bir mermi kovanı bulurlar.

17 Kasım 1957’de Eddie’nin çiftliğinde Bernice Warden’in başsız cesedi ve diğer korkunç şeyler bulunduktan sonra. Polis Eddie’nin çiftliğinde ve çevresinde geniş çaplı bir arama başlattı. Polisler Ed'in daha fazla cinayete karıştığına inanıyorlardı. Cesetlerin gömülmüş olabileceğini sanıyorlardı.

Çiftlikte başlatılan kazılar süresince Ed’de müfettişler tarafından sorgulamaya başlandı. Ed ilk başta cinayetleri işlediğini kabul etmedi ama birkaç günlük sessizliğin ardından. Yaptığı bütün korkunç şeyleri anlatmaya başladı. Bayan Warden’i nasıl öldürdüğünü, evinde bulunan ceset parçalarını nerden aldığını...

Ed detayları hatırlamakta zorlanıyordu, çünkü stresten ve tüm bu tantanadan sersemlediğini iddia ediyordu. Henüz Warden’i nasıl eve getirdiğini hatırlamıyordu. Evindeki ceset parçalarını mezarlıktan çaldığını söylüyordu, ama Ed Bayan Warden dışında kimseyi öldürmediğinde ısrar ediyordu. Birkaç gün sonra ağır geçen sorgulamalar sonunda Ed, Mary Hogan’ıda öldürdüğünü itiraf etti. Detayları hatırlamadığını onu kaza sonucu silahla vurduğunu söylüyordu. Eddie sorgulamalar sırasında en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermemişti. Cinayetleri ve mezar soygunlarını büyük bir keyifle anlatıyordu. Psikiyatristler, onu bir takım psikolojik testlerden geçirdiler. Ve Edin akıl sağlığının yerinde olmadığını söylediler. Psikiyatristler onun şizofren ve cinsel yönden bir ruh hastası olduğunu açıkladılar.

Ed'in çiftliğinde yapılan kazılarda 8 kadın cesedi bulundu. Buna rağmen Ed onları mezardan çaldığına yemin etti. Polisler ise şüpheliydi. Polisler kadınları Ed'in öldürdüğünü, Ed ise mezardan çaldığını iddia ediyordu. Öğrenmenin tek bir yolu vardı. Mezarları tekrar açıp kontrol etmek. Ama bir sorun vardı, mezarları açmanın günah olduğu tartışılıyordu. En sonunda tartışmalara rağmen polis mezarları açmaya karar verdi. Mezarların açılmasından Ed’in doğru söylediğine inandılar çünkü bazı mezarlar boştu. Bazılarından da cesetlere ait kimi parçalar alınmıştı.

29 Kasım’da kazılarda polis bir insan iskeleti buldu. Bunu kaybolan avcılardan Victor Travis olduğundan şüphelendiler. Kalıntılar hemen laboratuara götürüldü. Yapılan testler sonunda iskeletin orta yaşlarda bir kadına ait olduğu anlaşıldı. Oda mezarlıktan çalınmıştı. Ed’in kaybolan diğer 4 kişi ile-Georgia Wecker, Evelyn Hartley, Victor Travis ve Ray Burgess bir ilişkisi bulanamadı. Yalnızca Mary Hogan ve Bernice Warden’i öldürdüğü anlaşıldı.

Eddie’nin çiftliğinde olanlar tüm dünyanın ilgisini çekmişti. Haberler çok çabuk yayılmıştı. Medyanın ilgisi büyüktü. Dünyanın her yerinden gazete muhabirleri geliyordu Plainfielde.

Ed Gein’in ünü giderek artıyordu. Nekrofili (ölü sevicilik),Transvestizm (erkeklerin kadın giysileri giymekten hoşlanmaları),Fetişizmden oluşan bileşim ona kötü bir şöhret getirmişti. Ed Central State akıl hastanesine kapatıldı.20 Mart 1958 de çiftliği kimliği belirsiz kişilerce yakıldı. Arabası 1949 model Ford marka 760 dolara satıldı. Arabayı satın alan adam onu, Kasabanın panayırına koydu. Ed’in cesetleri taşımakta kullandığı arabayı HORTLAĞIN ARABASINI her yerden insanlar görmeye geliyordu.22 Ocak 1968’de hastanede geçirdiği 10 yıldan sonra tekrar mahkemeye çıkarıldı. Tanıklar tekrar dinlendi, deliller tekrar gözden geçirildi ve 1 hafta sonra jüri kararını açıkladı. Eddie 1. dereceden cinayetle suçluydu. Nasıl olduysa, cinayetleri işlediği sırada akıl sağlığının yerinde olmadığına karar verildi. Ve tekrar geldiği yere CENTRAL STATE’E geri götürüldü. Kurbanların ve mezar mağdurlarının aileleri kararı adaletli bulmamışlardı. Onlara göre Ed suçluydu. Ama mahkemenin kararını değiştiremediler. Ed hayatının geri kalanını akıl hastanesinde geçirdi. Günleri güzel ve rahat geçiyordu. Hastanenin doktoru onu örnek bir hasta olarak tanımlıyordu.

DOKTOR: Ed hastanede çok mutluydu. Belki de hayatında olmadığı kadar. Havadan. Sudan konuşmaktan keyif alırdı. El sanatından hoşlanırdı (nede olsa tecrübeli bu konuda) taşları parlatırdı, küçük halılar yapardı... Bütün bu olanlara rağmen o iyi kalpli biri, uysal bir hastaydı...

Polisler, abisi Henry'i de Edin öldürdüğünden şüpheleniyorlardı. Ama bu kanıtlanamamıştı. Abisinin öldüğü gün ed onunla annesi yüzünden kavga ediyordu. Henry yine Ed’e annesini kötülemişti. Kavga sırasında kaza eseri yangın çıktı. İkisi ayrılarak yangını söndürmeye çalıştılar ama alevler giderek büyüyordu. Sonunda Ed abisini gözden kaybetti. Ed sonra polislere haber verdi, yangın söndürüldü. Henry’nin cesedi bulundu yanmamıştı, üstelik kafasında çürükler vardı. Ama Ed uysal bir çocuk olarak tanındığı için o sırada onun abisini öldürmüş olabileceğine inanmadılar. Otopsi sonucu dumandan boğularak öldüğü söylendi. Sonra olay kapandı.

Eddie Gein 26 Temmuz 1984’de kanserden öldü.
Plainfield mezarlığına gömüldü, annesinin yanına.
Cesetleri çaldığı mezarlıktan pekte uzağa değil...

Ed Gein'in psikopatlığı, kelimelere dökülünce etkisini yitiriyor.
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Reklamlar
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!