Administrator
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1004
|
 |
|
|
SERİ KATİLLERİN CESET PARÇALAMA TAKINTISI
Psikiyatr ve kriminoloji uzmanı olan Louise Coldren’in seri cinayetlerişleyen katiller hakkında yazdığı birçok eser vardır. Son kitabı olan‘Seri Cinayet İşleyen Katiller ve parçalama’ da, yıkma kavr¤¤¤¤¤eğiliyor ve oradan da bu tür katillerdeki diğer bir temel eğilimeyaklaşıyor: teşhircilik. Coldren teorisini Polaroitli Katil olayınauyguluyor. Seri cinayet işleyen katillerin(1) yüzde 77’si kurbanın bedenini kesmeveya parçalama yöntemi kullanır. ‘Minneapolis Kemikçisi’ denilen NatSheridan öldürdüğü fahişeleri parçalayıp kemiklerini çıkarıyordu.‘Mobile Sütçüsü’ Condrad Bercovitch, kurbanlarının organlarını eskisevgililerinin evlerine bırakıyordu. Katil işi parçalamaya kadarvardırmasa da genel olarak kurbanın bedenine öfkeyle saldırır: (2)gözlerini oyar, kulak veya parmaklarını keser; cinsel organlarınıdoğrar v.b. Bu özellik nasıl açıklanabilir? İlk açıklama, bu katil tipininpsikolojik olarak dayanıksız, şiddete başvuracağı öncedenkestirilemeyen ve önüne geçilemeyen bir kişi olduğu şeklinde yapılır.Katilin böyle anlarda kontrolünü kaybettiği ve işi aşırılığa vardırdığısöylenir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu açıklama gerçeğe dayanmayankolaycı bir açıklamadır: katillerin gayet sakin, zeki ve eylemlerindeson derece bilinçli kişiler olduğu artık biliniyor. Bu teori aynızamanda başka temel bir sorunun da gözden kaçmasına neden olur: sericinayet işleyen katil mantığını kaybeden biriyse, neden daha korkunçşeyler yapmıyor da sadece kurbanının bedenini parçalıyor?
PARÇALAMA DOĞAL SÜRECİN İNKARIDIR
Bu yoldan giden bazı New Yorklu psikiyatrlar, seri cinayet işleyenkatiller üzerine araştırmaları kararlı bir biçimde ilerletti. Sericinayet işleyen katil meramını öldürerek anlatır. Normal bir kişinindüşünsel alanda üretimine, toplumsal ilişkilerine, sanata vs kanalizeedebildiği arzularından ve yoksunluklarından, seri cinayetler işleyerekkurtulur. Bu varsayıma göre, cinayetteki ayrıntıları, katilin kendinidiğer insanlara ifade etmesi olarak kabul edebiliriz. Peki bu koşullaraltında parçalama ne anlama gelmektedir?
Bize göre parçalama, doğal sürecin bir inkarını oluşturmaktadır. Katilkendini, insanı yaratan büyük mimarın yerine koyar ve kendi yaptığı işiherhangi bir biçimde bozar. Yıkarak ya da daha doğrusu, yapılanıyıkarak yeni bir şey yaratmaktadır. Bu varsayım ilgililerinaçıklamalarıyla da doğrulanmaktadır. Örneğin Nat Sheridan nedenkurbanlarının kemiklerini çıkardığını soran yargıca şu yanıtı vermişti:‘Bu kadınlar, Sayın Yargıç, günahkardı, göklerin krallığına aslagiremezlerdi. Tozun toza dönüşeceği deyimini bilirsiniz. Onlarıniskeletini ufaladım, onları toza dönüştürdüm, yaptığım budur, SayınYargıç, yaptığım budur, onları toprağa geri verdim ve o zaman Tanrı’nınsağına oturdular’ (3) 1986’da Phoenix bölgesinde yedi eşcinselinbacaklarını kesen Matthew Russell da aynı şekilde şunu söylemişti:‘Onlar (kurbanlar) ayakta durmayı hak etmiyordu.’ Katil yaptığı işibozar, çünkü ya yaptığı iş onu tatmin etmemiştir ya da onu ezenTanrı’yı küçümsemektedir. (4) Ne olursa olsun, ruhsal gerginliğingiderilmesi için yıkma dürtüsünden çok, yapılmış olanı yıkmadürtüsünden söz etmek akla daha uygun olur.
Bu eğilim, Polaroitli Katil’de çok net bir biçimde göze çarpıyor.Kurbanlarının farklı organlarını kesmesi, kendi gücünü bir biçimdekanıtlama olarak yorumlanmalıdır: Polaroitli Katil, herhangi bir organıalıp götürme gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Ruhsalgerginliklerine katlanamamakta, onları yönetmektedir. Otopsi sonuçlarıda bir organı kesme eyleminin, öldürme eyleminden önce yapıldığınıgöstermektedir. Katil, anestezi altındaki kurbanının bu organ olmadanbirkaç dakika yaşayabileceğini elbette bilerek eyleminin tadınıçıkarmaktadır.
SONRA NE OLACAK ENDİŞESİ
Teknikleri ve hareketlerinin ötesinde seri cinayet işleyen katilleribirleştiren bir patoloji varsa o da teşhirciliktir. Cinayet karanlıktaişleyen katil her şeyden önce reklam ışıklarını arar. Büyük birçoğunluğu suçlarını ve gerekçelerini hiç zorlanmadan itiraf eder;istisnasız hepsi de eylemlerini anlatan gazete küpürlerininkoleksiyonunu yapar. ‘Davenport Kasabı’ adıyla ün yapmış olan Harry T.Gozzen, derisini yüzdüğü kızların can çekişmesini filme alıyordu. Onuevinde tutuklayan polislere bu kasetleri hiç zorluk çıkarmadan verdi.
Bu ‘sonra ne olacak’ endişesi aynı zamanda katilin sonunda nedenyakalandığını da açıklar. Birkaç ayın sonunda da sadece takma birisimle tanınıyor olmaktan sıkılacaktır; medya ona basit bir psikolojikdurum ve asla doğru olmayan dürtüler yakıştırmıştır. Öyle bir an gelirki onu boğmakta olan adsızlığı kırmak ve halka kendini anlatmak ister.Tedbiri elden bırakır, avlarını seçerken daha az titizlik gösterir veyason işlediği cinayet yerine geri gider: bilinçsiz olarak yakalanmakister. Sanıldığının aksine seriye son veren polis değil, katilin bizzatkendisidir. Nasıl yakalanacağını da kendisi tasarlar, hatta kimileribir basın toplantısı bile düzenler. (5) Demir parmaklıkların arkasına geçince, röportaj vermeyi kabul eden,anılarını yazan ve savcının sorularını kaçamaksız yanıtlayan normal birinsan gibi davranır. Yaptıklarından seyrek olarak pişmanlık duyar vedurumdan hemen hemen hiç şikayet etmez. ‘Dakota Canavarı’ Robin Smightkendisini elektrikli sandalyeye mahkum eden karar okunduğunda sanki oan infaza götürülecekmiş gibi üzerine ne giyeceğini soruşturmuştur.
Polaroitli Katil aşırı gelişmiş teşhirciliğin tüm belirtilerinigösteriyor. O öldürmüyor, cinayetlerini sahneye koyuyor. Eski bir rallisürücüsü olan yapboz oyuncusunun cesedini San Francisco’da parkabıraktığı arabanın direksiyonuna yerleştiriyor. Edmunson’dakikurbanını-sağ bacağını kestikten sonra- topa vurmaya hazırlanan birfutbolcunun pozisyonuna getirip öyle bırakıyor. Detroit’te, CharlesWallerstein’ın asistanının sağ kolunu kesiyor ve bir çukura atmadanönce onu yamaca tırmanan bir dağcı konumuna getiriyor. Bu oldukçaürkütücü mizansenlerin iki hedefi var: bu tür gösterileri çok sevenmedyanın ilgisini çekmek ve hayal gücünden yoksunluklarını simgeselolarak kınadığı öteki katillere kendini göstermek.
Polaroitli Katil’in cezasız kalma kaygısı ile keşfedilme arzusunun birkarışımı olan teşhirciliğin esas göstergesi, kurbanlarının cebine özelolarak bıraktığı fotoğraflarla eylemine imzasını atmasıdır. Her yenikurbanda kendi resminin bir parçasının, gazetelerde çıkmasınınsevincini yaşıyor. Seri cinayetler işleyen tüm katillerin düşünügerçekleştiriyor: fotoğrafı yayınlanıyor ve o hala serbest. Bununla birlikte katilin kimliğini saptamak için henüz çok erken: ikibacak ve bir kol robot resmini yapmak için yeterli değil ama cinayetlerzincirinde Polaroitli Katil’in çevresindeki kıskaç daralıyor. Aynızamanda hem polisi küçümsemekten memnun hem de bilinçsiz oalrakyakalanmayı arzulayan katilin durumu bundan daha iyi nasıl açıklanır?
Polaroitli Katil’i yakalama şansı var mı? Eğer planını uygulamaya devamederse, sıra yüzüne gelene kadar birkaç fotoğraf daha gerekiyor, bu dakuşkusuz onun hemen yakalanmasına yol açacak. Bu durumda sorulacak tekbir soru kalıyor: bundan önceki eylemlerini sahneye koyduğu gibi,tutuklanmasını da sahneye koyacak mı?
1. FBI’nin terminolojisine göre seri cinayet işleyen katil ‘Modusoperandi (benzer yöntemlerle) işlenmiş en az iç cinayetten sorumlu olankişi’dir. Bununla birlikte kriminologlar, özellikle de psikiyatrikpatoloji eğitimi almış olanların üzerinde gitgide daha fazla ısrarettikleri görüşe göre, bu katiller eylemlerine bir son vermeyi asladüşünmezler. Bu görüşü ilerletecek olursak, seri cinayet işleyenkatilin esas niteliği, yakalanana kadar aynı suçu tekrarlamaktır. Bumakalede bu konuya tekrar döneceğiz. 2. Seri cinayet işleyen katillerin en çok kullandıkları silah olanbıçak ve balta, ateşli silahların çok üstündedir. ABD’de işlenen sericinayetlerde bu silahların kullanılma oranı dörtte üçten fazladır. 3. Sheridan Davası’nda L. T. Bullow’un duruşma tutanaklarından. 4. Kriminolog John N. Popwell, 1974-1982 yılları arasında TeksasEyaleti’nde mahkum olmuş, seri cinayet işleyen yirmi altı katilinaileleriyle görüştü. Böylece, seri cinayet işleyen katillerinpsikolojik gelişmelerinde dini eğitimlerinin belirleyici etken olduğunugözler önüne serdi. Yirmi altı denekten on beşi Pazar günlerigördükleri dini eğitimi ergenlik yaşlarından sonra da sürdürmüştü. 5. Bazen ikisini birden yapanlar da vardır. En ünlü örnek‘Sasktatchewan Oduncusu’ Rudolph Markham’ın işlediği on dört cinayetiyerel bir radyo istasyonundan itiraf etmesidir
|