09 Ocak 2009, 21:51:43 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Google
Duyurular: Sitemize moderatör alınacaktır!
Moderatör Olmak İçin Tıklayın!!!
 
  ANASAYFA   FORUM   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Siyah Süt -- Elif Şafak  (Okunma Sayısı 165 defa)
06 Mayıs 2008, 23:30:45
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1004

Üyelik Bilgileri WWW


[COLOR=#NaNNaNNaN]Kızımdan sonra kendimi de doğurmam gerekiyordu[/COLOR]

[COLOR=#NaNNaNNaN]YazarElif Şafak hamilelik ve doğumla birlikte değişen yaşamını ve hemen herkadının yaşadığı doğum sonrası depresyonun etkilerini Siyah Süt adlıromanında anlatıyor.[/COLOR]

Bu otobiyografik romanı için Şafak ‘Doğum yaptıktan sonra belki kendinizi de doğurmanız gerekiyor. Kendimizi yeniden dünyaya getirmeden anneliğe başlayamıyoruz’ diyor.[/I]
Yaklaşıkbir yıl önce, kızı Şehrazat Zelda daha dört aylıkken uzun bir söyleşiyapmıştık yazar Elif Şafak’la. Bir kadın olarak henüz alışamadığıanneliğini, iyi bir yazar olarak da yazamama endişesini samimiyetleanlatmıştı Şafak. Ancak Siyah Süt ortaya çıkana kadar bu sürecinyarattığı travmanın şiddetini pek de hissetmemiştik. Meğer dünyaüzerinde anneliği tadan hemen her kadının yaşadığı bu depresyondönemini, yazarlığının yüklediği endişelerle katmerlemiş, içindeki kadınları bir bir göz hapsine almış Elif Şafak. Kimler çıkmamış ki karşısına:Asıl ben dediği Sinik Entel Hanım, anne olunca tanıştığı Anaç SütlaçHanım, sabır öğütleyen Can Derviş Hanım, gündelik hayatınıkolaylaştıran Pratik Akıl Hanım, kariyer diye tutturan Hırs Nefs Hanımve onu en çok şaşırtan, ille de ‘beden’ diyen Saten Şehvet Hanım... Tümbu kadınların hesaplaşmasından da dili ve hikayeleri zengin, samimi birotobiyografik roman çıkmış ortaya. Kadınları kadınlara, kadınlarıerkeklere ve hatta bizzat kendilerine anlatan bir edebi rehber...‘Doğum yaptıktan sonra belki kendinizi de yeniden doğurmanız gerekiyor’diyen Elif Şafak ile kızının ardından kendisini de yeniden doğurmasürecini anlattığı Siyah Süt’ü konuştuk.
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

[COLOR=#NaNNaNNaN]# Anaç Sütlaç Hanım’la mı yoksa Entel Sinik Hanım’la mı konuşuyorum şu anda...

Bunlarınhepsi aynı çemberin içinde. Hepsine eşit davranmayı öğrendim. Kitaptahep böyle değişen dengeler var. Çok sevdiğim Sinik Entel Hanım da AnaçSütlaç Hanım da aynı şeyin parçası...

# Saten Şehvet Hanım’ı ne kadar süre bastırabildiniz?

Beniutandıran bir karakter. Hep beyin, beyin, beyin derken o; yo beden,beden, beden diyor. Ama aynı zamanda kadınlığıyla çok barışık bir seso. Bana kızan bir ses. Çünkü benim daha farklı giyinmemi istiyor,bedenimi daha farklı taşımamı, daha çok önemsememi istiyor. Ama benimiçin önemli olan nokta şu. Kitabın sonunda o yüzden; demokrasi geldiiçime diyorum. Ne zamanki her bir parmak kadını eşit ve haklı görmeyiöğreniyorum o zaman bir denge sağlanıyor. O noktaya kadar birini seçipdiğerlerini yok sayarak ilerlemişim. O bir çözüm değil. Hepsininvarlığını kabul etmek ve o çoğulculuğu sevmeyi öğrenmek kitabınanlattığı hikaye.

# Neden siyah süt?

İki sebeptensiyah süt. Doğumdan sonra gelen postnatal depresyon diye adlandırılandöneme okuru yönlendiren bir isim. Bir de belki şunu vurgulamakistedim. Annelikle özdeşleştirilen süt her zaman sanıldığı kadar beyaz,pür-ü pak değil. Onun da kendine göre siyahlıkları, çelişkileri var.Ama belki daha da önemlisi ben o süreçten bir mürekkep elde ettiğimeinanıyorum. O bunalımdan bir kitap, bir eser çıktı. Onun için süttenmürekkep elde etmeye bir gönderme.[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]
HEM REÇEL HEM KİTAP

#İçinizdeki farklı kadınları ilk kez bu kadar net biçimde ortayakoydunuz. Kitabı tamamladıktan sonra ‘Keşke şunları yazmasaydım’dediğiniz yerler oldu mu?

İlk defa otobiyografik bir kitapyazdım. Meğer çok zormuş. Bu benim sekizinci kitabım. Bugüne kadaryazdığım her şey hayal ürünüydü. Başkalarının hikáyelerini kurgulamaküzerine kuruluydu. Oysa şimdi ilk defa kendi hayatımdan hareketle birkitap yazdım. Bence bir yazarın kendi hayatıyla ilgili üretebileceğieser sayısı çok da fazla olamaz. Sınırlıdır yoksa kendinizi tekraredersiniz. Bir yanıyla benim hiç denemediğim bir tür olduğu içinzorlandım. Aslında biraz kabuklu, perdeli, saklanmayı seven birinsanım. Bu kadar sansürsüz ve yer yer kendimle dalga geçerek yazmakkolay bir şey değildi. Beni sarstı ama zaten o süreçte o kadarsarsılmıştım ki iyi geldi bana. Bunu yapmaya ihtiyacım vardı.

#Herkesin içinde farklı şeyler isteyen taraflar vardır. Ama siziniçinizde birbirinden keskin çizgilerle ayrılan karakterler var.Korkuttu mu bu sizi?

Altı tane var ve kitabın bir yerindebelki daha da var diyor. Bunun bana özgü bir şey olduğunu düşünmüyorum.İnsan zaten çok başlı, çok sesli bir varlık. Hepimizin içinde parmakkadınlar, parmak erkekler var ve devamlı konuşuyorlar. Belkiayrıldığımız tek nokta içimizdeki seslere nasıl davrandığımız. Ne kadarbarışık yaşıyoruz bu seslerle, ne kadarını bastırıp yok sayıyoruz. Bende anaç yanımla barışık değildim. Hatta onun varlığından belki birazutanıyordum da. Çünkü kitapta anlatılan Sinik Entel Hanım benim içindaha başat bir karakterdi. Onun arzusu kitap yazalım, kitap okuyalım,hep kitap düşünelim. Anaç Sütlaç Hanım’ın ifade ettiği, temsil ettiğidaha evcimen, evine ailesine düşkün, gidip reçel pişiren, kurabiyetarifleri alan bir kadın yapısıyla dalga geçerdi. Benim de yüzleşmeyehazır olmadığım sesler vardı. Mesela Saten Şehvet Hanım da öyle.Varlığı en geç ortaya çıkan ve benim en rahatsız olduğum o.

#Hamilelik döneminizde zaten bebek dünyaya geldiği zamanyazamayacağınızı tahmin ediyorsunuzdur. Sizi bu kadar şaşırtan ne oldu?

Zannediyoruminsan kendi kendine şunu çok soruyor; Niye bu kadar mutsuzum? Çünkü çokmutlu olmanız gereken bir dönem. Çocuğunuz dünyaya gelmiş, Allah’aşükür mutlu olmalısınız. Ama açıklayamadığınız bir hüzün varüzerinizde. Her şeye ağlıyordum, her şey hüzünlü ve acıklı geliyordu.Tabii bundan çok da utanıyordum. Çünkü müthiş bir eksiklik duygusuylael ele gidiyor bu. Herkes ne güzel başarıyor, ben neden yapamıyorumdiyorsunuz.

# Zor bir süreç olacağını tahmin ediyordunuz ama bu kadarını beklemiyordunuz galiba...

Böylebir şeye çok hazırlıksız yakalandım. Zaten bilsem daha az sorgular,daha az hırpalardım kendimi. Çünkü önceleri başıma ne geldiğinianlayamadım. On ay boyunca ağladım. Sürekli bir duygusal enkaz halindedolaştım.[/COLOR]

UNUTULSUN İSTİYORUM

# Nasıl başladınız tekrar yazmaya?

Doğumutakip eden 10 ay, değil yazmak, okuyamadım bile. İlk defa kitaplarlaolan ilişkim zedelendi. Ben hep yazarak kendini toparlayan bir insanım.Gündelik hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Bu demek değil ki; her günroman yazıyorum. Ama yazıyla ilgili bir şeyler her günümün içinde var.Not almak, düşünmek, okumak, hayal kurmak... O on ay bana çok değişikgeldi. Ne zamanki depresyon dönemi geçti, o zaman iki buçuk ay süren,aralıksız, gece gündüz süren bir yazma dönemi başladı. Deli birtempoyla yazdım.

# Hem unutulmasını istiyorsunuz hem de kitap haline getirip uzunca bir süre hatırlanmasını sağlıyorsunuz.

Benöyle bakmıyorum. Bir şekilde kitabı yazdıktan sonra sizden çıkıyor. Şuanda kitapla ilgili konuşurum, çünkü daha çok yeni. Ama bundan sonrakiaşamada kitap artık okurla baş başa. Her kitap okunması için yazılır.Ama ben bunun okunduktan sonra unutulmasını arzu ediyorum.

# Siz ne zaman unutacaksınız?

Aslındaunutma süreci başladı bile. İçimden çıktı artık. Şimdi daha çok akıllakonuşuyorum. İçime demokrasi geldi ama kitabın sonunda Lord Poton(Demokrasi cini) bana şunu söylüyor: ‘Demokrasiyi gül bahçesi zannetme,onun da dikenleri vardır’ diyor. Ama muhakkak ki en iyi sistem.
Artık kalemimin değiştiğini söylüyorlar


# O dönemde sizin yazdığınız gibi bir kitap olsaydı önünüzde, daha mı kolay olurdu her şey?

Kesinlikle.Bizde bu konuyla ilgili yazılmış çok fazla bir şey yok. Avrupa’daİngiltere’de daha yaygın bir konu. Ama onlarda da daha popüler, farklıbir tarzda ele alınıyor. Edebiyat tarihinde olan kadınların isimlerinivererek başka bir şey üretmeye çalıştım. Biraz hayalimdeki kitabıyazdım.

# Bu süreç sizden ne aldı, size ne kattı?

Bunuzaman gösterecek. Kararı da belki okur verecek. Çünkü insan kendinenesnel bakamıyor. Birçok okur bana anne olduktan sonra kalemimindeğiştiğini söyledi. Ama eğer benim hayatımda, kişiliğimde birdeğişiklik olduysa kalemimde de değişiklik olmuştur.

# Genelde İstanbul’dan uzaklaşıp yazdığınızı söylerdiniz ama bu kez burada yazdınız...

Doğruben daha göçebe bir insandım. Hala bir yanım öyle. Yaşadığımzorluklardan biri de buydu galiba. Çünkü annelik, evlilik, aile...Bunlar daha yerleşik olmayı gerektiren şeyler. Oysa benim ruhum her ankalkıp gitmeye daha alışkındı. Biraz bunları nasıl dengelerim sorusu dakafamı kurcaladı.

[COLOR=#NaNNaNNaN]Erkekler neler olup bittiğini anlayamıyor


# Kadını anlatan bu kitaba erkek okurlarınızın ilgisiz kalabileceğini düşündünüz mü hiç?

Aslındaerkekler çok okuyorlar bu kitabı. Çok olumlu eleştiriler alıyorumerkeklerden. Özellikle baba olanlardan. Mesela ‘Keşke bu kitabı 8 seneönce okusaydım. O dönem eşimi daha iyi anlar, yaşananları daha kolayatlatırdık’ diyen çok erkek oldu. Bunu duymak beni hem mutlu ediyor hemheyecanlandırıyor. Çünkü neyi kastettiklerini biliyorum. Çocuklarıdünyaya geldiğinde evde ne olup bittiğini anlayamamışlar, eşleriylesürekli tartışmışlar. Şimdi atlatılmış ama orada çözülmemiş bir şeyvar. O dönem eşinin postnatal depresyon yaşadığını bilmeyen ve kendiside benzer bir depresyondan geçen erkekler var.

# Eşiniz kitabı okuduktan sonra sizi daha iyi anlamıştır herhalde...

Eşimaynı dönemde askere gitti ve yaklaşık altı ay yoktu. O tabii bendekibunalımı daha da derinleştirdi. Çünkü Eyüp beni gündelik hayatta çokdengeler. Yanımda olsa belki daha kolay atlatabilirdim. Kafamdakizanlarla çok baş başaydım. Eyüp dönüp de yazdıklarımı okuduğundakendinin de yaşayamadığı, ortak olamadığı bir boyut olduğunu gördü.

# Onun için de zor olmuş...

Kesinlikle...Birerkeğin ağzından da bu sürecin anlatılması gerek. Onun için de kitabınsonunu ‘Peki ya erkekler...’ diye bitiriyorum. Çünkü karınızıtanıyamıyorsunuz, o gidiyor yerine bir yabancı geliyor. Evin içindedevamlı ağlayan bir kadın ve onunla ağlayan bir bebek. Belki öncedenalışık olmadığınız bir kaynana ya da dadı. Kokular, evdeki sesler,kimya değişiyor. O süreç bence erkek için de oldukça yabancılaştırıcı,onun da kendisini yalnız hissetmesini sağlayan bir dönem.[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]

Keşke daha mükemmel bir anne olabilseydim ama...

# Dünyayı algılamakla bu kadar uğraşmasaydım bu dönemi daha kolay atlatabilirdim dediniz mi hiç?


Kitapdada var. Eyüp bana ‘Çok fazla düşünüyorsun. Düşünme’ diyor. Ben de cevapolarak ‘Peki bunu bir düşüneyim’ diyorum. Alıştığım bir hayatlailişkilenme biçimi var. O da düşünce üzerine kurulu. Ama okuyan yazan,işi kitaplarla olanların hayatı kol emeğiyle yaşayanlara göre daha zordeğil bence Kol emeğiyle yaşayan birinin hayatının zorlukları da çokkatmerli. Belki o zorluklar da onların yaşadığı postnatal depresyonlarıdaha değiştirebilir. Doğum yaptıktan sonra belki kendinizi de yenidendoğurmanız gerekiyor. Ben denilen bütünü yeniden kurmak için yerindenoynayan taşları görmeniz gerekiyor.

# Sürekli çocuğunu anlatan kadınlar sizi rahatsız eder miydi?

Birilerininçocuğu olur, sürekli anlatırlar ve hiç sevmezdim bunu. Annelerin bizdiye konuşmalarından da rahatsız olurdum. Geçenlerde ‘Susadık mı?’dedim. İnanamadım kendime ama artık sinirlenmiyorum. Bunlarla dalgageçiyorum kitapta.

# Yazdıklarınızı çocuğunuzun da okuyacak olması sizin suçluluk duymanızı sağlamıyor mu?

Gerçekbunlar ve bunları samimiyetle anlattım. Keşke daha mükemmel bir anneolsam. Ama mükemmel anne diye bir şey de yok zaten. Hiç işime gelmeyen,beni zor durumda bırakacak şeyleri anlatırken de samimi davrandım.Kızımın bunları okurken aynı samimiyeti hissedeceğine inanıyorum.[/COLOR]
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
Sponsor Bağlantı

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Reklamlar
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!