21 Kasım 2008, 05:28:48 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Google
Duyurular: Sitemize moderatör alınacaktır!
Moderatör Olmak İçin Tıklayın!!!
 
  ANASAYFA   FORUM   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Sineması / Yeşilçam Tarihi  (Okunma Sayısı 175 defa)
26 Nisan 2008, 19:55:58
Administrator
*
Üye No: 1
Mesaj Sayısı: 1319
Nerden: istanbul
Puan: 1002

Üyelik Bilgileri WWW


TÜRK SİNEMA (YEŞİLÇAM) TARİHİ

OSMANLICA BAZI SİNEMA DERGİLERİ

SİNEMA GAZETESİ
SİNEMA POSTASI (LE COURRIER DU CINEMA)
SİNEMA YILDIZI
OPERA-SİNE (OPERA-CINE)
SİNEMA MECMUASI (LE CORURIER DU CINEMA)
SİNEMA REHBERİ
FİLM MECMUASI (LE FILM)
SİNEMA MİHVERİ
ARTİSTİK-SİNE (ARTISTIC-CINE)
TÜRK SİNEMASI (CINE-TURC)
SİNEMATOGRAF CERİDESİ





1910 - 1930 Dönemi



1914
1908 yıllarından başlayarak çeşitli kentlerde halka açılan sinemasalonları, gösterilerini yabancı uyruklu ve Türkiye'de ki azınlıklarınegemenliğinde sürdürürken devreye Cevat Boyer'le Murat Bey'ler girer.Ve Şehzadebaşı'nda Milli Sinema adı verilen "ilk Türk sineması" açılır(19 Mart). Ardından, İstanbul Sultanisi'nde film gösterileri düzenleyenŞakir Seden'le Fuat Uzkınay, Sirkeci'de lokantacılık yapan AliEfendi'yi (Öztuna) ikna ederek ikinci Türk sinemasının açılmasınısağlarlar (6 Temmuz). Ve sinemaya Ali Efendi adı verilir. Çünkü AliEfendi, bu kuruluşun asıl büyük hissedarları olup, Şakir ve Kemal Sedenkardeşlerin de amcalarıdır.

I.Dünya Savaşı'nın başladığı günlerde yedek subaylığını yapan FuatUzkınay, Türk sinema tarihinin ilk filmini çeker. Ayastefanos'taki RusAbidesinin Yıkılışı adını taşıyan ve tarihi anısı olan bu film, 150metre uzunluğunda bir belgeseldir. Ve işte 14 Kasım 1914'le Türksinemasının gerçek doğum tarihi gerçekleşir.

Bir yıl sonra (1915) Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Merkez OrduSinema Dairesi kurulunca, Türkiye'de sinemayı tanıtma konusunda büyükkatkıları olan Sigmund Weinberg de bu kurumun başına getirilir.Yardımcısı da Fuat Uzkınay'dır. Weinberg, savaşla ilgili ve Türkiye'yiziyarete gelen imparatorların gezi belgesellerini çekerken, bu araEnver Paşa'yı ikna edip öykülü uzun film denemesine de girişecekti.

Dönemin en çok tutulan tiyatro oyunu Leblebici Horhor'u çekmeyebaşladıktan bir süre sonra, oyuncularından birinin ölmesiyle film yarımkaldı. İkinci öykülü filmi olan Himmet Ağanın İzdivacı'nın iseoyuncuları Çanakkale Savaşı nedeniyle askere alınınca, bu denemesi deilkinin akıbetine uğradı. Ancak, Ordu Sinema Dairesi Başkanlığı'nagetirilen Fuat Uzkınay, yarım kalan Himmet Ağanın İzdivacı'nı savaştansonra (1918) tamamladı.

1917
Müdafaa-i Milliye Cemiyeti, sinemanın ilk yıllarındaki askeri niteliktaşıyan ikinci kuruluşuydu. Belge filmi yönetmeni olarak kurumun başınagetirilen Fuat Uzkınay bu yönde çalışmalarını sürdürürken cemiyet, ilkkez öykülü filmlere de el atar. Ve öykülü filmlerin çekimi, o yıllarda20 yaşlarında bir gazeteci olan Sedat Simavi'nin çabalarıylagerçekleşir. Genç Simavi'nin yönetmenliğini yaptığı Pençe'yle Casus,Türk sinemasında yarım kalmadan çekilen ilk öykülü filmlerdir.


1919
Bu yıl yalnızca iki öykülü film çekildi. Mürebbiye ile Binnaz. Her ikifilmin yönetmeni, Türk tiyatrosunun kuruluşunda büyük katkıları olan 62yaşındaki Ahmet Fehim'di. Ve oyuncuları da Raşit Rıza Samako, BehzatButak, Hüseyin Kemal Gürmen gibi tiyatro sanatçılarından oluşuyordu.Kadın oyuncuları ise Mm. Kalitea, Eliza Binemeciyan ve BayzarFasulyeciyan'dı.

1921
Dönemin ün yapmış güldürü sanatçısı olan tiyatrocu Şadi FikretKaragözoğlu, Bican Efendi Vekilharç adlı 22 dakikalık kısa filmiyleTürk sinemasında ilk güldürü tipini yaratır. Bican Efendi Mektep Hocasıve Bican Efendinin Rüyası ise giderek bir diziyi oluşturur. Bu, konuluüç kısa filmin yönetmen ve baş oyuncusu ise Karagözoğlu'dur.

Ali Efendi, yeğenleri Şakir ve Kemal Seden kardeşlerle yeni bir "aileortaklığı" girişiminde bulunup, "Sinema İşçileri Şirketi"ni kurarlar.Yabancı filmleri yurda ithal etmek amacıyla kurulan şirket,çalışmalarını 1928'li yıllara kadar sürdürür.

1922
1916 yılından beri Almanya'da oyuncu ve yönetmen olarak filmçalışmalarını sürdüren tiyatrocu Muhsin Ertuğrul'un yurda dönüşü ve ilközel yapımevi olan Kemal Film şirketinin kuruluşuyla Türk sinemasındayeni bir dönem başlar. Kemal Film şirketini ve Eyüp'teki FeshaneFabrikası'nın bir bölümünde (dikimevi atölyesi) Kemal Film Stüdyosu'nukuran Kemal ve Şakir Seden kardeşlerdir. Sinema ile ilgili ilkdeneyimlerini yurt dışında gerçekleştiren Muhsin Ertuğrul; Kemal veŞakir Seden kardeşlerle yaptığı işbirliği sonucu bu özel yapımevi adınaiki film çeker; İstanbul'da Bir Facia-i Aşk (Şişli Güzeli MedihaHanımın Facia-i Katli) ve Boğaziçi Esrarı (Nur Baba). İkincisi olaylıbir filmdir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanından sinemayauyarlanan Nur Baba'nın çekimi sırasında Bektaşiler, film setinibasarlar. Olaylar çıkar. Bektaşiler filmin aleyhlerine çekildiğiyanıltmacasıyla kışkırtılmışlardır. Ancak polisin olaya el koymasısonucunda çalışmalara devam edilir.

1923
Muhsin Ertuğrul, tek adam olarak Türk sinemasında kurduğu egemenliğininbaşlangıç yıllarındadır. Ve birbiri ardına üç film çeker. İlki HalideEdip Adıvar'dan uyarladığı Ateşten Gömlek'tir. Kurtuluş Savaşı'nı konualan bir ilk filmdir. Türk sineması adına bir diğer özelliği de AteştenGömlek'te ilk kez Türk kadınlarının oynamasıdır. Ve böyleceCumhuriyet'in ilanının (1923) Müslüman Türk kadınlarına çalışmaözgürlüğü tanıması sonucu, Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir'le yeni birdönem açılır. Leblebici Horhor ve Kız Kulesinde Bir Facia, Ertuğrul'un1923 yılında çevirdiği diğer iki filmdir.


1924
Muhsin Ertuğrul, bu kez bir filmle yetinir. Peyami Safa'nın aynı ismitaşıyan romanından uyarladığı Sözde Kızlar'ı çektikten bir yıl sonra(1925) Rusya'ya gidip film çalışmalarına orada devam eder.

1928
1924 yılında sinema işletmeciliğine başlayan İpekçe Kardeşler, bu kezfilm yapımı için bir şirket kurarlar. Adı İpek Film olan kurum, Türksinemasının ikinci özel yapımevidir. Yurtdışından dönen MuhsinErtuğrul, bu yeni şirketin ilk filmi olan Ankara Postası'nın çekiminebaşlarsa da, filmi bazı nedenlerle ancak bir yıl sonra (1929) bitirir.Aynı yıl çekime başladığı Kaçakçılar'a geçirdikleri bir kaza sonucuoyunculardan birinin hayatını yitirmesiyle ara verilir. Ve film de geneertesi yıl (1929) tamamlanır.






1931 - 1950 Dönemi



1931
Muhsin Ertuğrul'un İstanbul Sokaklarında adlı filmi, Türk sinemasınınilk ortak yapımıdır (Türk-Mısır-Yunan). Semiha Berksoy, Talat Artemel,İ. Galip Arcan gibi Türk oyuncuların yanı sıra Mısırlı Azize Emir,Yunanlı Gavrilides'in başrollerini paylaştığı filmin seslendirme(dublaj) işlemi Paris'teki Espinay stüdyolarında yapılır. Bu nedenleİstanbul Sokaklarında ilk film sayılır. Yani sessiz çekilip sonradandublaj sistemiyle seslendirilmiştir.

1932
Dâr-ül-bedayi (tiyatrocular) oyuncularından (Atıf Kaptan, Ferdi Tayfur,Mahmut Moralı, Hadi Ün, Hazım Körmükçü, Sait Köknar, Ercüment BehzatLav) egemen olduğu dönemde ve bu oyuncularla çekilen Bir MilletUyanıyor Muhsin Ertuğrul'un en önemli filmi kabul edildiği gibi, Türksinema tarihimizin de ilk yüz akı filmlerimizden biridir. Ve ilk kezbir oyuncu halk içinde ünlenip öne çıkar. Bu oyuncu Yahya Kaptanrolüyle Atıf Kaptan'dır. Ertuğrul, Kaçakçılar'la çalışmalarınısürdürürken, İpek Film Şirketi de Nişantaşı'nda ilk sesli stüdyoyukurup işlemlere başlar. Bu yıl, ilk şekliyle hazırlanan SinemaFilmlerinin Kontrolü Hakkında Talimatname'de yürürlüktedir.

1933
4 uzun, 3 kısa öykülü film çekildi. Güldürüler, vodviller ve operettürü filmlerin yılıdır. Muhsin Ertuğrul, Karım Beni Aldatırsa, Söz BirAllah Bir ve Fena Yol adlı filmlerini gerçekleştirir. Fena Yol, Türksinemasının ikinci ortak yapımıdır (Türk-Yunan). Bu ara Ertuğrul;Mümtaz Osman takma (müstear) adıyla senaryo çalışmaları yapan NâzımHikmet'le (Ran) birlikte Cici Berber'i yönetir. Nâzım Hikmet'in kısaöykülü film çalışması Düğün Gecesi/ Kanlı Nigâr'dan sonra Dâr-ül-bedayioyuncularından Hazım Körmükçü'de Yeni Karagöz'le yönetmenliği dener.

1934
Ha-Ka Film şirketi (Halil Kamil) kurulur. Ertuğrul, Milyon Avcıları veLeblebici Horhor Ağa; Nâzım Hikmet ise İstanbul Senfonisi ile (kısafilm) çalışmalarını sürdürür. Ertuğrul'un ikinci kez perdeye uyarladığıLeblebici Horhor Ağa'nın önemi Venedik 2. Uluslararası Film Şenliği'nekatılıp onur diploması almasıdır. Ve bu Türk sineması tarihinde yurtdışından gelen ilk ödül sayılır.

1935
Muhsin Ertuğrul Aysel Bataklı Damın Kızı'yla Türk sinemasına ilk köyfilmini kazandırır. Sovyet sinemasının etkilerini taşıyan filmin birözelliği de oyuncu Cahide Sonku'yla ortaya çıkar. 1933 yılındaDâr-ül-bedayi oyuncusu olarak sinemada işbaşı yapan Sonku, Ayselrolüyle kendinden sonra gelen kuşağa yıldızlık yolunu açar. ÇünküCahide Sonku Türk sinemasının ilk kadın yıldızıdır.


1939
1916'lardan başlayıp 1939 yılına kadar uzanan, Muhsin Ertuğrul vetiyatro oyuncularının damgasını vurduğu bu dönemde Taş Parçası'ylabağımsız bir yönetmen araya girer. Tiyatrocuların dışından gelen buyönetmen Faruk Kenç'tir. Almanya'da Fotoğrafçılık ve Film Okulu'nubitirip 1938 yılında yurda dönen Kenç, zorunlu olarak MuhsinErtuğrul'un takımındaki tiyatro oyuncularıyla bir süre çalışacaktır.Çünkü o günün koşulları içinde Şehir Tiyatrosu oyuncuları, hocalarıErtuğrul'un izinde olup, Türk sinemasını ellerinde tutmaktadırlar.

1940
Faruk Kenç'in sinemaya girmesiyle çekilen film sayısı 5'e yükselir.Ertuğrul'un Şehvet Kurbanı ve özelliklede Faruk Kenç'in Yılmaz Ali adlıilk polisiye film denemesinde oynayan Suavi Tedü'yle ilk jön tipi(Jeune premier) ortaya çıkar.

1942
Bir yıl önce Ertuğrul Muhsin Kahveci Güzeli'yle 1941'i kapatırken,Çekoslavakya asıllı ve çeşitli tiyatrolarda takdimcilik yapan AdolfKörner'in sinemacılığa atılmasıyla bu sayı dörde çıkar. Yapımcı HalilKamil'in ısrarlarıyla işe başlayan Körner peş peşe üç film çekti:Duvaksız Gelin, Sürtük ve Kerem ile Aslı. Ve Körner'in bir tiyatrooyunu (Pigmalyon) uyarlaması olan Sürtük daha sonraki yıllardadefalarca çekilerek, koyu melodramatik yapısı nedeniyle Türk sinemasınıetkileyecektir.


1943
Burhan Felek'in senaryosunu yazıp Muhsin Ertuğrul'un İpek Film adına1940 yılında çekimine başladığı Nasrettin Hoca Düğünde adlı filmi yarımkalır. Bu kez de oyuncu ve seslendirme sanatçısı Ferdi Tayfur devreyegirip filmi tamamlayacaktır. Bu yıl kurulan yeni yapımevi Ses Film(Necip Erses) çalışmalara başlar. Yapımevinin ilk filmi de FarukKenç'in yönettiği bir köy melodramı olan Dertli Pınar'dır.

1944
Baha Gelenbevi; Faruk Kenç'ten sonra tiyatro dışından gelen ikincisinemacıdır. Uzun süre Paris'te kalıp 1939 yılında yurda döner. FarukKenç'in Dertli Pınar filminde (1943) görüntü yönetmeni olarak çalışanGelenbevi bu kez yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi; Deniz Kızı.

1945
Kendi adına İstanbul Film'i (1944) kuran Faruk Kenç yapımevinin ilkfilmi olarak Hasret'i yönetti. Bir köy filmi olan Hasret'te MünirNurettin'le başrolü paylaşan Oya Sensev, tiyatro dışından gelen yenibir oyuncuydu. Türk sinemasında Şehir Tiyatrosu oyuncularının dışındayeni oyuncu denemeleri Faruk Kenç'in girişimleriyle başlıyordu.

Almanya'da fotoğrafçılık öğrenimi yapan Şadan Kamil (Onüç Kahraman) veŞehir Tiyatrosu oyuncularından Talat Artemel'le (Hürriyet Apartmanı),Refik Kemal Arduman (Köroğlu), ilk filmlerini bu yıl çektiler.

Bundan sonra üç yeni film şirketi çalışmalarına başladı. Halk Film(Fuat Rutkay), Atlas Film (Nazif Duru, Murat Köseoğlu) ve And Film(Turgut Demirağ). Rutkay, Samatya ve Bakırköy'deki sinemaların sahibi;Duru, sinema işletmecisi Turgut Demirağ'da Amerika'da sinemacılıktahsili yapmıştı.

1946
Tiyatro dışından gelen oyunculara Günahsızlar'la (Faruk Kenç), SadriAlışık da katıldı. Film şirketleri sayısında ise belli bir artışgörüldü. Erman Film (Hürrem Erman), Duru Film (Naci Duru) buyapımevlerinin başlıcalarını oluşturdular.Yılın en önemli sinema olayıise Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurulması oldu. Çünkü YFYC,yapımcıları bir araya getiren bağımsız bir sinemacılar kuruluşudur.Kuruluşun İdare Heyeti'nde ise Faruk Kenç (İstanbul Film), İhsan İpekçi(İpek Film), Turgut Demirağ (And Film), Fuat Rutkay (Halk Film), NecipErses (Ses Film), Murat Köseoğlu (Atlas Film), Refik Kemal Arduman(Ankara Film), İskender Necef (Birlik Film), Hikmet Aydın (Şark Film)ve Yorgo Saris (Elektra Film) görev aldı.

1947
Film sayısı 12'ye tırmandı. Mısır sinemasının kuruluşunda büyükkatkıları olan oyuncu Vedat Örfi Bengül (Bağda Gül), Burhanettin Tepsive Sadi Tek gibi tiyatro topluluklarında sahneye çıkan Seyfi Havaeri(Yara, Kılıbıklar), Şehir Tiyatrosu oyuncularından Ferdi Tayfur (SenedeBir Gün, Kerim'in Çilesi), Kâni Kıpçak (Yuvamı Yıkamazsın) bu yılyönetmenliğe sıvanıp ilk filmlerini çektiler. Ve hocaları MuhsinErtuğrul'un etkileriyle filmlerinde, tiyatrolaştırılmış, ağdalı, ağırmakyajlı bir sinema uygulayımı egemen oldu. Ayrıca, Mısır kaynaklı Arapfilmleri'nin II. Dünya Savaşı yıllarına rastlayan dönemde yurda ithaledilmesi, ikinci büyük etkiyi oluşturuyordu.

Bu yıl sinemaya giren yönetmenlerden yalnızca Turgut Demirağ, dikkatiçekti. Çünkü Demirağ, tiyatro dışı bir sinemacıydı. Hollywood'da ikiyıl süreyle mesleki incelemelerde bulunmuştu. Bir Reşat Nuri Güntekinuyarlaması olan Bir Dağ Masalı, o dönemin koşulları içinde yapılmış ilküstün yapım denemesiydi.

1948
18 film çekildi. 5'inin yönetmenliğini Vedat Örfi Bengü yaptı. 7 filmise Halk Film (Fuat Rutkay) yapımıydı. Ve Fuat Rutkay, daha sonrakiyıllarda en çok film yapan prodüktör olarak çalışmalarını sürdürecekti.

Yeni kurulan Ömay Film (Ömer Aykut), Işık Film (Agop Fındıkyan), MilliFilm (Sabahattin Tulgar), yapımevleri çalışmalarına başladılar. MuhsinErtuğrul'un takımındaki oyunculardan Sami Ayanoğlu (Harmankaya) veKadri Ögelman (Kahraman Mehmet) yönetmen olarak devreye girdiler. ŞakirSırmalı (Domaniç Yolcusu) ve Çetin Karamanbey (Silik Çehreler) detiyatro dışından gelen yönetmenlerdi.

Film sayısının her yıl giderek artıp yeni yapımevleri'nin devreyegirmesinin başlıca nedenlerinden biri, yerli yapımlara BelediyeGelirleri Kanunu gereğince bir ayrıcalık tanınması oldu. Çünkü yerliyapımların rüsumu % 25'e düşürülmüştü. Türk sineması ilk kez, gayrisafihasılat açısından korunmaya alınıyordu.

Yurt içinde Türk sinemasının ilk resmi yarışması da aynı yıl Yerli FilmYapanlar Cemiyeti tarafından düzenlendi. Ve "Milli filmciliğininkişafına, çalışmaları teşvik etmek gayesiyle muhtelif ve müteadditmüsabakalar tertibine" karar veren Cemiyet, yerli film müsabakasınınsonuçlarını şöyle saptadı:
- En güzel film: Unutulan Sır (Şakir Sırmalı)
- En güzel 2. film: Bir Dağ Masalı (Turgut Demirağ)
- En çok muvaffak olan rejisör: Turgut Demirağ, (Bir Dağ Masalı)
- En çok muvaffak olan operatör: Kriton İlyadis
- En çok muvaffak olan ses yönetmeni: Yorgo İlyadis
- En çok muvaffak olan kadın artist: Nevin Aypar
- En çok muvaffak olan erkek artist: Kadri Erogan (Bir Dağ Masalı)
- En çok muvaffak olan kadın karakter artisti: Cahide Sonku
- En çok muvaffak olan erkek karakter artisti: Talat Artemel
- En iyi senaryo: Turgut Demirağ (Bir Dağ Masalı)
- En iyi hikâye: Reşat Nuri Güntekin (Bir Dağ Masalı)
- En iyi laboratuvar: Ses Film (Necip Erses)
- En iyi montaj: Özen Sermet
- En iyi orijinal şarkı: Unutulan Sır'da
- En iyi dekor: Kadri Erogan (Yuvamı Yıkamazsınız)

Makyaj ve fon müziği dallarında ise ödüle layık bir çalışma oybirliğiyle görülmedi.


1949
Film sayısı 19'a ulaştı. Artık, Türk sineması yeni bir döneminbaşlangıcında. Günün değişen ekonomik ve toplumsal koşulları içindebağımsız, özgün ve de sahici sinemacılar birer ikişer bu dönemdeyerlerini alacaklardır. İşte sinemamızın ilk gerçek pırıltılarındanbiridir Lütfi Ö. Akad Türk sinemasının gelişim tarihi içinde çok önemliyeri ve gerçekçi bir kurtuluş savaşı filmi olan Vurun Kapheye ile Akad,yeni sinema anlayışının ilk belirtilerini ortaya koyar.

Aynı değişim ve dinamizm yeni denenen oyuncular için de geçerlidir.Örneğin Sezer Sezin (Vurun Kahpeye), Muzaffer Tema (Çığlık), GülistanGüzey, Hümaşah Hiçan, Orhon M. Arıburnu, Reha Yurdakul bu yeni oyuncukuşağı'nın bazılarıdır. Özellikle de Sezer Sezin ve Muzaffer Tema, dahasonraki yıllarda seyirci üzerindeki etkinlikleriyle öne çıkacaklardır.Ayrıca Tema, Suavi Tedü'den teslim aldığı jeune prömier tipinipopülarize ederek daha ilerilere götürebilmeyi başaracaktır.

1950
Bu yıl çekilen 22 film içinde sayı olarak ağırlık gene eski kuşaktanVedat Örfi Bengü'dedir.Çünkü, Mısır sinemasının Türkiye'deki mirasçısıBengü, 7 film birden yönetmiştir. Ama Bengü de tiyatro ağırlıklıyönetmenler gibi Türk sinemasında son dönemini yaşamaktadır. MuhsinErtuğrul'un 1922'lerden 1947'ye geldikten sonra zorunlu olarak araverdiği ilkel düzeydeki sinema çalışmalarını iz süren mirasçılardanKadri Ögelman, Cahit Irgat, Avni Dilligil, Mümtaz Ener; daha sonrakiyıllarda ise Sami Ayanoğlu (1951), Kâni Kıpçak (1951), Talat Artemel(1952), Suavi Tedü (1953) sürdürmeye çalışacaklardır.

Faruk Kenç, Çetin Karamanbey gibi önceki yıllardan gelenlerle birlikte,yeni sinemacılardan Orhon M. Arıburnu, Semih Evin, Mehmet Muhtar,Hüseyin Peyda tiyatrocu egemenliğini bir ölçüde yavaşlatacaklardır.Neriman Köksal ile Mesiha Yelda bu sinemacı kuşağının oyuncuları olarakdikkati çekerler.



1951 - 1960 Dönemi



1951
36 film çekildi. Tarihsel film dönemi başlarken, İstiklal ve KoreSavaşı filmleri de ağırlığını gösterdi. 8 Kurtuluş Savaşı ve 5 tarihifilmin çekildiği bu yıl, Cahide Sonku da kendi adına Sonku Filmyapımevini kurdu. Öteki yapımevleri ise Lale Film (Cemil Filmer), AdalıFilm (Handan Adalı) ve Yakut Film'di (Dr. Arşavir Alyanak).

Nuri Akıncı, Dr. Alyanak ve İhsan Tomaç dönemin yeni yönetmeni oldular.Ama yılın en önemli filmlerinden birini kuşkusuz. Orhan M. ArıburnuSürgün'le gerçekleştiriyordu. Oyuncu olarak da Turan Seyfioğlu'nunyıldızı parlamak üzereydi.

1952
Türk sineması sürekli bir rekora doğru gidiyor. Çünkü bir yıllık süreiçinde çekilen film sayısı 61'dir. Ama 1952 çok önemli bir yıldır.

4 film yöneten Lütfi Ö. Akad, özgün bir yaşam öyküsüne dayanan KanunNamına ile Türk sinemasına ilk kilometre taşını koyacaktır. GerçektenAkad, yıllardır anlatım aksaklıklarıyla yaşamaya çalışan kekeme birsinemaya bir dil kazandırıyor, yeni soluk getiriyordu. Yaşayan tipler,gündelik olaylar ve doğal çevrenin kullanımı Kanun Namına'yı tarihselsüreç içindeki yerine oturtuyordu.

Bu ilk ustanın ardından gelen önemli bir sinemacı da Metin Erksan'dı.Karanlık Dünya (Aşık Veysel'in Hayatı) adlı ilk gerçekçi köydenemesiyle, daha ilk aşamada sözü edilen bir yönetmen oldu. Erksan'ınbu aşamadaki talihsizliği elbette sansürdü.

Geçiş döneminden sonra bir sinemacılar dönemi de başlamıştı. Türksinemasında. Ama bu arada Muhsin Ertuğrul'un geleneksel sinemasını dabu yeni dönem içinde ortaya çıkıp sürdürenler olacaktı. İşte MuharremGürses (Zeynep'in Gözyaşları), bu ilginç örneklerden biriydi. Gürses,sonraki yıllarda belli bir süre, ticari sinemanın önde gelenisimlerinden biri olacaktı. Halka inmesi açısından da üzerindedurulması gereken tipik bir yönetmendi. Çünkü kendinden sonra gelenbazı yönetmenleri etkileyerek bir Gürses Okulunu oluşturacaktı.

Yıllardır Ertuğrul'un yararlandığı tiyatro oyuncularından Vahi Öz'leHayri Esen yönetmenliğe başladılar. Doğrudan doğruya sinemayla ilişkikuran yeni yönetmenler de İpek Film stüdyosunda montajcı olarak çalışanOrhan Atadeniz'le Nedim Otyam'dı.

Yılın en önemli filmi olan Kanun Namına ile Türk sinemasında ilk büyükyıldız doğuyordu. Bu genç, Ayhan Işık'tı. Bir dergi (Yıldız) yarışmasısonucunda Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan'la (1951) sinemayagelmişti. Aynı yarışmadan gelip de dikkati çeken bir yıldız da BelginDoruk oldu.

Aynı yıl Lütfi Ö. Akad, Aydın Arakon, Orhan M. Arıburnu, HüsamettinBozok (yayıncı), Burhan Arpad (yazar) ve Hıfzı Topuz (yazar) tarafındanTFDD (Türk Film Dostları Derneği) kuruldu. Derneğin temel amacı: "Türkfilmciliğinin sanat bakımından inkişafını ve milletlerarası filmcilikaleminde mümtaz ve mevkie ulaşmasını temin etmek" görüşüne dayanıyordu.

1953
Yıl 44 filmle kapandı. Sinemaya geçen yıl giren Atıf Yılmaz Batıbeki,çalışmalarını Hıçkırık ve Aşk Istıraptır gibi melodram ağırlıklı piyasaromanı uyarlamalarıyla sürdürdü. Batıbeki, yönetmenliğe başlamadan önceSemih Evin'e bir süre asistanlık yapmıştı.

Halıcı Kız'la 6 yıllık bir aradan sonra yeniden bir hamle yapan MuhsinErtuğrul, önceki filmlerinden daha büyük bir başarısızlığa uğradı.Atlas sinemasında halk önüne çıkan ilk renkli Türk filmi olmanındışında bir özellik taşımadı. Ve daha ilk geceki gösterimde seyircinintepkiyle karşıladığı Halıcı Kız, Ertuğrul'un sonunu oluşturdu. Oysa,tümüyle renkli çekilen ilk renkli Türk filmi Ali Ipar'ın yönettiğiSalgın'dı. Ne var ki, bazı nedenlerle Halıcı Kız'dan sonra gösterimegirmişti.

Akad, Katil'le başarısını sürdürürken birçok yönetmeni de etkiledi.Orhon Arıburnu Kanlı Para'yla, Nedim Otyam Toprak'la başarılı bir sınavverdiler. Kemal Kan ve Şinasi Özonuk, ilk çalışmalarına başladılar.Özonuk'un Affet Beni Allah'ım adlı filminde Eşref Kolçak, İstanbulCanavarı'nda Nazım İnan, yeni oyuncular olarak ilgi çekip ağırlıklarınıkoydular.

Bu ara TFDD'nin I. Türk Film Festivali adıyla düzenlediği şenliğin sonuçları da şu sırayı izledi:

- En iyi film: Kanun Namına (Lütfi Ö. Akad)
- Diğer iyi filmler: Kanlı Para (Orhan M. Arıburnu), İki Süngü Arasında(Şadan Kamil), Drakula İstanbul'da (Mehmet Muhtar), Efelerin Efesi(Şakir Sırmalı).
- En iyi rejisörler: Lütfi Akad, Orhon M. Arıburnu, Şadan Kamil, Mehmet Muhtar, Şakir Sırmalı
- En iyi operatörler (kameraman): Enver Burçkin, Kriton İlyadis, Özen Sermet, İlhan Arakon, Şadan Kamil
- En iyi senaryocular: Osman Seden, Adnan Fuat Aral, Orhon M. Arıburnu, Ümit Deniz.
- En iyi fon müziği bestecileri: Orhan Barlas, Nedim Otyam.
- En iyi erkek oyuncular: Turan Seyfioğlu, Ayhan Işık, Atıf Kaptan, Orhon M. Arıburnu.
- En iyi kadın oyuncular: Lale Oraloğlu, Nedret Güvenç, Ayfer Feray.


1954
48 film çevrildi. 1950 öncesi Münir Nurettin Selçuk'la başlayıp bitenşarkılı filmler dönemi bu kez Zeki Müren'le sürdürüldü. Öldüren Şehir(Lütfi Ö. Akad), kent sorunlarına yaklaşımıyla dikkati çekerken, Kaçak(Şadan Kamil) yılın diğer önemli filmiydi.

En Başarılı Film'in seçilemediği TFDD II. Yarışması şöyle neticelendi:

- En başarılı rejisörler: Lütfi Ö. Akad (Öldüren Şehir), Ali Ipar (Bir Şehrin Hikayesi)
- En başarılı senaryocu: Ali Ipar (Bir Şehrin Hikayesi)
- En başarılı kameramanlar: Yuvakim Filmeridis (Mahallenin Namusu),İlhan Arakon (Salgın), Mike Rafaelyan (Ölüm Saati), Kriton İlyadis(Öldüren Şehir)
- En başarılı artistler: Lale Oraloğlu (Leylaklar Altında), Aliye Rona(Mahallenin Namusu), Belgin Doruk (Öldüren Şehir), Cahit Irgat (AltıÖlü Var), Orhan Elçin (Ölüm Saati).
- En başarılı fon müzikçisi: Nedim Otyam (Ölüm Saati)

1955
Film sayısı 61'e ulaştı. Türk sinemasının ilk özel yapımevi olan KemalFilm'in başına geçen ve senaryo çalışmaları yapan Osman F. Seden,Kanlarıyla Ödediler'le yönetmenliğe başladı. Memduh Ün, AbdurrahmanPalay ve Mümtaz Alpaslan bu dönemde sinemaya girdiler. Muhterem Nur,Lale Oraloğlu, Bülent Oran, Mualla Kaynak ve Neşe Yulaç ise sinemanınyeni tipleridirler.

Ara kuşağın önemli yönetmeni Lütfi Ö. Akad, bir Yaşar Kemal uyarlamasıolan Beyaz Mendil'le yeni bir başarı elde etti. Bu gerçekçi köyfilminde oynayan Fikret Hakan, güçlü oyunuyla tüm dikkatleri üzerinetopladı. Bu, bir oyuncu aşamasıydı kuşkusuz. Ve sinemaya ilk kez birsahici oyuncu geliyordu.

Tiyatrocular kuşağından gelen Sami Ayanoğlu'nun yönettiği Beyaz Şehirfilmine Fransızca dublaj yapıldı. Ve İsviçre'de düzenlenen Kızıl HaçKongresi'ndeki gösteri sırasında bir özel armağan kazandı.

Türk Film Dostları Derneği'nin düzenlediği II. Türk FilmcileriYarışması'nda ise yapılan oylama sonucu kazananlar şöyle belirlendi:

- En başarılı filmler: Kaçak (Şadan Kamil), Sevdiğim Sendin (Agâh Hün), Bulgar Sadık (Lütfi Ö. Akad)
- En başarılı rejisörler: Şadan Kamil, Lütfi Ö. Akad, Agâh Hün.
- En başarılı senaryocular: Haldun Taner (Kaçak), Lale Oraloğlu (Sevdiğim Sendin)
- En başarılı kameramanlar: Turgut Ören (Sevdiğim Sendin), Kritonİlyadis (Bulgar Sadık), İlhan Arakon (Kaçak) , Enver Burçkin (EcelKöprüsü)
- En başarılı prodüktörler: Nazif Duru (Kaçak), Ali Oraloğlu (Sevdiğim Sendin)
- En başarılı kadın artistler: Sezer Sezin (Kaçak), Lale Oraloğlu (Sevdiğim Sendin)
- En başarılı erkek artistler: Şevki Artun (Bulgar Sadık), Turan Seyfioğlu
Logged
bypaul'adli üyenin imzası

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Copyright © 2007 By ! ' ™PAUL™®
Bütün Hakları Saklıdır!!
|l|lllll|lll||ll||lll|
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³
Sponsor Bağlantı

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Reklamlar
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
Pm ile Basvuru
E-Posta ile admin@mixnetforum.com
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Bilgi için
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!